Hiç varolmamış olmayı tercih ettiğim bu sefil dünyada "(umarım) hiçliğe doğru bir yoldur bu" ümidiyle varlığımı mecburiyetlerden sürdürüyorum. Minik eğlenceler, zevkler yaşanır kılıyor hayatımı . . .
“Uzaktan bir dilenci sesi duyuldu. Seste rezil bir yalvarma vardı. Kulak verdi. Süleymaniye Camii’nin minarelerinden, “Hayyalel felâh! Hayyalel felâh!” diye bağırıyorlar. Yani “Hadi felâha!” “Felâh”ın Türkçesi “kurtuluş”. Esir bir şehirde insanları secde ederek kurtuluşa çağırmak pek uygun mu düşüyor ne?
Alıntı Şuradan
ESİR ŞEHRİN İNSANLARI
KEMAL TAHİR