Kesin yargılara varmamamız için kurgulanmış bu dünya.Neye inanırsak yanlış,neyden emin olursak yanlış,neye güvenirsek çürük,neyi istersek ulaşılmaz...Ne biçim bir yer burası.Yazık bize!
Kitapta vahşi doğanın kanunları sansürsüz biçimde yazılmış. Çocuklar için uygun olmadığını okuyunca gördüm. Kurtların karakterinin nasıl oluştuğunu anlamamızı sağlıyor. Ne düşünüyorlar, nasıl yaşıyorlar görüyoruz. Acımasızlık seviyesi zirvede. Bir bağ kuruyoruz yavru kurtla ve onunla sevinip üzülüyoruz. Dili kullanışını sevdim. Kısacık bir roman diyebiliriz. Her kişisi dikkate değer, tasvirler az ama akılda canlandırılabiliyor. O dönemlerin havasını solutuyor bize. Sonunu da çok beğendim. Son söz: Türk balası kurt olur, bastığı yer yurt olur!
O dönemin yaşama tarzını, söyleyiş özelliğini görmek için ideal bir kitap. İsmini tarih derslerinde çok duyduğumuz Ahmet Vefik Paşa'nın yabancı eser tercümesini okuyunca onu daha somutlaştırdım.
Kitapta geleceğin diktatörlüğü anlatılmış. Günümüzden çok izler var, göndermeler var. İdeolojiye boyun eğmiş bir ülkede herkesin huzursuz olduğu dayatmacı yönetimden kurtulma çabası ana olay. O dünyadaki insanların kendilerini korumak adına gösterdikleri ahlaksız davranışlar eleştirilmiş. Devrimci bir fikirle yazılmış. Sıradan bir insanın mücadeleye katılmasını okuyoruz. Özel hayatındaki değişimler ile sistemin kötülüklerini anlamamızı sağlıyor Ayşe Kulin. Bizi bekleyen gelecek budur, diyor. Kaçınılmaz sonumuzu gösteriyor.