Ölürken ellerini tutmak önemli, diyorum kendisi de babasını kaybeden bir arkadaşıma. Daha sonra bırakmak da önemli, cevabını veriyor kısa bir sessizlikten sonra.
Bu kitabın kolay bir türü yok, onu kendisi icat etmeli. Tıpkı ölümün bir türü olmadığı gibi. Hayatın türü olmadığı gibi. Peki ya bahçe? Belki o başlı başına bir türdür ya da tüm diğer türleri içine alır. Bir ağıt-roman, anı-roman ya da bahçe-roman. Hüznün botaniği açısından fark etmiyor.