Erkan GÜL

Erkan GÜL

, bir kitap okudu
9/10
·400 syf.·
Beğendi
·
18 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2025 00:53
·
2025 35. kitabı
Celaleddin Vatandaş
8.6/10 · 491 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çogu zaman fark edilmeyen veya anlaşılamayan şey, Batılının Özellikle de Batı Avrupalı toplumların kültürel genlerindeki biz-öteki ayrışmanın doğru veya yeteri kadar anlaşılmamasıdır. Bu ayrışma şunu gösteriyor: Batılı için insan olanlar etnik köken olarak Batılılardır. Batılı olmayanlar 'insan' değildir; dolayısıyla bir Batılı örneğin insan hakları' dediğinde kastettiği Batılıların haklarıdır, Batılı 'insan onurundan' bahsediyorsa, onurlarından bahsedilen söz konusu kişiler Batılı olanlardır; başkaları değil... Bu durum Antik Yunan'dan bu yana Avrupalının zihin dünyasinda hiç değişmeden devam etmiştir.
Sayfa 407·Kitabı okudu
Heidi'nin yazarı Johanna Spyri (1827- 1901), gizlenen, görülmek istenmeyen bir gerçeği açığa vurmak amacıyla hikayesini kaleme almış. Heidi, Isviçre'nin toplumsal tarihinde hatırlanmak istenmeyen bir gerçegin simgesi olmustur. Onun yaz-kış çıplak olan ayakları bugün çocuklara karşı islenmis bir suçun yarattığı utancın üzerinde koşmaktadır. Heidi, çıplak ayaklıydı çünkü çıplak ayaklar, erkek ya da kız bütün "köle çocukları" diğer çocuklardan ayıran keskin uçurumun en dikkat çeken sembolüydü. Johanna Spyri, çıplak ayaklı Heidi sembolü üzerinden yaklaşık iki yüzyıl uygulamada kalan bir çocuk istismarini resmetmiştir.
Sayfa 261·Kitabı okudu
2014 yılında Brezilya’da gerçeklesen Dünya Kupası karşılaşmaları öncesinde ülkede alınan önlemlerden birisi de imaj bozan sokak çocuklarının ortadan kaybedilmesi olmuştur: Kayit tutulmadığı için asla tam olarak ispatlanamayan olaylarda, sokakta yaşayan yüzlerce çocuğun öldürüldügü tahmin edilmektedir.
Sayfa 258·Kitabı okudu
Doğuştan oluşuyla açlık, susuzluk güdüleri gibi verili nitelikte bir özelliğe sahip olan, yani sonradan ögrenilmeyen cinselliğin açığa çıktığı zaman karsilanmasi gerekmektedir. Ancak elbette ki belirli kurallar dâhilinde. Açlık ve susuzluk bireyin kimlik ve kişiliğinin inşasında, toplumun sürekliliğinde ve toplumsal ilişkilerin düzeninde pek de etkisi bulunmayan güdüler olmalarına rağmen her toplumda kurallı hale getirilmiştir. Çünkü hem fizyolojik yapının olumsuz etkilememesi ve hayatı sağlıklı sürdürülebilmek için, hem de toplumsal iliskilerin sağlıklı yürütülebilmesi için bu kurallar gereklidir. Kurallar gereği de her şeyi yemiyor ve içmiyoruz. Böyle oldugu için de örneğin uyuşturucu maddeler hemen her zaman yasak kategorisinde yer almıştır. Hiç kimsenin uyuşturucu madde kullanımı bireysel tercihtir, kimse bana karışamaz deme hakkı yoktur. Tercih, görünüş itibarıyla bireysel olabilir ama sonucu toplumsaldır, ahlakidir, hukukidir. Dolayısıyla cinsellik de kurallıdır; kurallı olmak zorundadir. Zira o, bireyin kimlik ve kişiliğinin inşasında, toplumun sürekliliğinde ve toplumsal ilişkilerin düzeninde en etkili güdülerden birisidir; hatta en önemlisidir.
Sayfa 91·Kitabı okudu