...Evet, en sevdiğim meyve karpuz ve onu artık tıka basa yiyebiliyorum. Ne var ki ne yapsam boşuna ve şunu inkar edemem: O günlerin hasretini gidermekten çok uzağım hâlâ ve dünyanın bütün karpuzlarını bile indirsem mideme, o sekiz yaşında yiyemediklerimi yine de unutamam. Sekiz yaşında ve en çok karpuz severken yiyemediklerimi. O ulaşılmaz karpuz yanında kendimi hiç gibi hissettiğimi söylemeliyim, hayatımın sonuna dek de böyle olacak: Doyumsuz ve ulaşmak istediğim noktaya hep çok uzak...
- Siz gerçekten polis gelsin istiyorsanız benim dediğimi yapın. Öyle sizin çağırdığınız gibi polis çağrılmaz.
- Ya nasıl çağrılır?
- Çıkın şu bankın üstüne, sonra da ordan " Bu ne biçim düzen? Bu ne rezalet! Bu ne alçaklık! Bu ne utanmazlık!" diye bağırın. İşte o zaman yerden mantar gibi polis biter, havaadan karga gibi polis üşer...