“Ölüme karşı daima uyanığımdır. Beni atlatamaz. Hemen keşfederim onu. Köyün delisi kisvesiyle gelmeye bayılır; birden büyümeye başlayan komik bir siğil ya da köklerini ta kemiğe kadar salan karanlık görünüşlü, kıllı bir ben; ya da sevimli, küçük bir ateşlenmenin kızarıklığı ardında saklanır. Sonra birden o sırıtkan kafatası kurbanını faka bastırır. Ama bana sökmez. Bekliyorum onu. Önlemlerimi alıyorum.”
Aptallar Erken Ölür’ün tek bir konusu yok. Vegas ve kumar dünyası, ölüm ve yaşam, kadınlar ve erkekler, dürüstlük ve dolandırıcılık… Kitabın içinde her şey var. Birçok karakter aynı anda takip ediliyor ve yazarın aslında ne mesaj vermek istediği belli değil. Okuyucu içinden ne alırsa, kitabın ana fikri o. Kitabın özellikle kumar üzerine olacağını düşündüğüm için bu kadar farklı konunun aynı anda işlenmesi benim için yorucu ve gereksiz oldu. Yine de en azından başı ve sonunun tutarlı olduğunu söyleyebilirim.
Eninde sonunda kitabın bir nevi kazananı kumar oynamayan ve hayatını yüzdelere göre, yani matematiğe göre yaşayan olduğuna göre, belki de yazarın vermek istediği mesaj budur.
“Karanlıkta zengin olunur.” diyordu Groonevelt, “Bu ülkede ancak karanlıkta zengin olunur.”
Yazar kitapta kendini mi aklıyor bilinmez, ancak iyi kalpli ve düzgün insanların bile günü geldiğinde kendi çıkarlarına uygun olarak yoldan çıkabileceğini ana karakter üzerinden anlatıyor.
“İnsan sapmaya ne zaman hazır olursa, o zaman sapar.”
“Arzuladığım şekilde bir sanatçı, iyi bir insan olabilmek için, bir süre rüşvet almam gerekti. İnsan kendine her şeyi yutturabilir.”
“Sonunda yolsuzluğa sapmak için bulunabilecek bir sürü bahane vardır.”
Kadın ve erkek ilişkileri üzerine de birçok anekdot, kadınlar hakkında birçok gözlem var. Bu kısımlar genellikle kadın aleyhinde:
“Gençliğimde bazı kadınlar