Bizim küçük Anadolu şehirlerimizde bu müzmin evlenme hastalığı daima hüküm sürmektedir. En kuvvetliler bile 1-2 sene dayanabildikten sonra bu amansız mikroptan yakalarını kurtaramazlar ve kör gibi, önlerine ilk çıkanla evleniverirler.
Tabi bu evlenmede herhangi bir müşterek hayattan ziyade, erkek için evde bir kadın bulunması; kız için de münasipçe bir kısmet varken kaçırılmaması düşünülmüştür.
Bu izdivaç mikrobu evlendikten sonra faaliyetine başlar: evvelce bir takım emelleri olan, yükselmek, kendini göstermek, eser vermek isteyen adamlara bir kalenderlik, bir lakayıtlık gelir. Evde meram anlatmaya asla imkanı olmayan, seviyesi, ahlak telakkisi, dünyayı görüşü ve ihtiyatları büsbütün ayrı bir mahlukla daimi bir beraberlik insanı dış hayatta da bedbin yapar ve bütün insanlardan şüpheye düşürür.
Kişisel finans kitapları arasında belki de dünyadaki en popüler kitap Zengin Baba Yoksul Baba’dır. Bu incelemenin yazıldığı sırada 104. baskısı yapıldı. Kitap, zenginleşen bir insanın bunu nasıl başardığını, yoksullara göre neyi farklı yaptığını anlatmaya çalışıyor.
Kitapta bahsedilen iki babadan yoksul baba, yazarın öz babasıdır. Aslında yoksul da değildir. Bugünkü orta sınıfın bir karşılığı olarak görebiliriz onu. İyi eğitimli bir memurdur. İstikrarlıdır, ama zengin değildir. Burada bahsedilen yoksulluk, daha çok bir düşünüş hali. Örnek olarak yazarın yoksul babasının faturalarını hemen ödemesi, zengin babanın ise faturalarını hep son gün ödemesi gibi.
Zengin Baba ise yazarın çocukluk arkadaşı Mike’ın babasıdır. Gerçek babası değildir ama finansal konularda onu eğiten bir akıl hocasıdır. Okulu yarıda bırakmıştır ama girişimci ve yatırımcı olarak zengin olmuştur. Yazara parayı nasıl kendisi için çalıştıracağını öğreten kişidir.
Kitapta en çok aklımda kalan noktalardan bir tanesi, neyin ne zaman alınması gerektiği ile ilgili kısım. Yazar, yoksulların önce lüksleri satın aldıklarını ve kendilerine başka gelir kapıları yaratmadan para harcadıklarının altını çiziyor.
“Daha büyük bir ev almak istediğimde, önce ev ödemesine nakit akışı sağlayacak aktif varlıklar satın alırım.”
“Yoksullar ve orta sınıf önce lüksleri satın almaya yönelirken zenginlerin lüksleri en son satın alması önemli bir farktır.”
“Herkes gibi ben de lüksü severim. Ama aramızda fark var: Kimileri borca girerek ulaşır lükse. Falanca filancayla yarışa girme tuzağının sonucudur bu.”
Zengin mantalitesi diyebileceğim, doğru düşünme tarzı ile ilgili de çeşitli örnekler kitapta var.
“Babalarımdan biri, “Bedelini karşılayamam…” sözünü dilinden düşürmezdi. Öteki babamsa bu tür sözcüklerin kullanılmasını
Gece ayazında kollarında odunlarla bir köşeye oturmuş, tombul göbekli sobasına bağıran adamın öyküsü geldi aklıma, "Bana sıcaklık verdiğin zaman sana odun atacağım," diyordu. İşte para, sevgi, mutluluk, satış ve insan ilişkilerinde hiç kimsenin aklından çıkarmaması gereken şey, önce istediğinizi vermektir; insan sonra istediğini fazlasıyla alır.
Size tek bir fikir aşılamam gerekse bu fikri seçerdim. Ne zaman bir şeyin eksikliğini hissetseniz, bir şeye ihtiyaç duysanız, önce istediğiniz neyse onu verin, aynısı çoğalarak size geri dönecektir.