Bu kitap Şevket Süreyya Aydemir’in aslında otobiyografisi. “Şunu yaptım, şurada doğdum.”dan ziyade, hikâyesini romanlaştırarak anlatmış. Hani İlber Ortaylı’nın “Bir Ömür Nasıl Yaşanır?” isimli bir kitabı var ya, işte bu başlığa layık bir ömür olarak Şevket Bey’i gösterebiliriz. Emrah Safa Gürkan da o dönemin insanlarını anlatırken nasıl hızlı yaşadıklarını, insanların ne kadar hızlı olgunlaştıklarını söylemişti. Mesela Enver Paşa’nın tüm ömrü 41 yıldır. Askerliği, Osmanlı İmparatorluğu’nun bir numarası oluş hikayesi, İttihat ve Terakki – ki İttihat ve Terakki hakkında Şevket Süreyya Aydemir şöyle diyor: -
“İttihat ve Terakki liderlerine bizim neslimiz hem borçlu, hem de kırgındır. Borcumuz, en bayağı şekilde çürümüş hantal, çağ dışı ve her türlü haysiyetten yoksun bir istibdat idaresini cesur bir hamleyle çökertmelerinden ve genç nesle bir benlik gururu, bir gelecek ümidi aşılamalarından gelir. Kırgınlığımız ise, uyandırdıkları bu ümit için, bizim neslimize verdikleri hayal kırıklığındandır.”
Orta Asya ve Turan hikâyesi ve en son orada ölmesi 40 yıl içinde oldu. Bunun gibi bir örnek de Şevket Bey’in yaşamı. 1. Dünya Savaşı ile başlayan hikâyesi,
“-Hepiniz öleceksiniz! dedi.
Sonra bu cümleyi eksik buldu. Sözlerini:
-Hepimiz öleceğiz!
diye tamamladı ve ilave etti:
-Vatan kurtulacaktır!”
“İnsanın, icabında kendisini öldürebilmek imkanının ve hürriyetinin nasıl paha biçilmez bir saadet duygusu verebileceğini, o gün orada, iki ateş arasında ben de duydum.”
“Birinci Dünya Harbi içindeki karşılıklı Türk-Ermeni boğuşması ve hesaplaşması, öyle sanıyorum ki, insanlık tarihinin unutulması daha iyi olacak bir sayfasıdır.”
Anadolu’da bir Türk direnişi ve Türk devleti kurma hayali,
“Gerçi biz evvelce de Türk'tük. Fakat kendimize Türk diyemezdik. Türk sözü, birçok ırkları,