Duygular hissettikleriniz düşünce ve davranışlarımızı etkiler
Davranışlar yaptıklarımız düşünce ve duygularımızı etkiler
Düşünceler Düşündüklerimiz duygu ve davranışlarımızı
Bunlar 365 dereceli ok şeklinde bir döngüye sahiptir ama burada asıl olay şu
Yaşanan ve yaşanması mümkünken yaşanamayan tüm her şeyi sadece anlık olan davranışlar sonucunda geçmiş ve gelecek diye adlandırarak hayatlarımızı mahvediyorduz
Değer mi :)
İnsanların binlerce kuşak boyunca yineledikleri yaşam döngüsü aşağı yukarı aynı: Doğuyoruz, kırılan bir bedeni idare etmeye çalışıyoruz, bize sunulan küçük bir duyusal gerçeklik kesitinin tadını çıkarıyoruz ve ölüyoruz
Erkek ve kadın beyinleri yapısal olarak benzerdir ve hemen hemen aynı şekilde çalışır kadın beyni ortalama olarak erkek beyinden küçüktür ama beyin vücut oranı 2 cinsiyette de hemen hemen aynıdır. Erkeklerdeki hipotalamus bölümleri genellikle amigdala'nın saldırgan tepkilerini tetikleyen alanı daha büyüktür
Sağ ve sol yarım küreler kadınların beynin her iki tarafında sözel merkezde sahip olma eğilimlerinde olmaları bakımından da farklılık gösterir. Erkeklerin sözel merkezleri genellikle yalnızca sol yarım kürede bulunur. Kadınlarda beynin kişisel anıları kaydetmek ve hatırlamakla ilgili kısmı olan hipokampüs genellikle daha büyük olma eğilimindedir. Ayrıca hem dil merkezleri hem de anıları ve duyguları arasında daha fazla bağlantı vardır. Kadınların kişisel deneyimlerini erkeklerden daha fazla düşünmelerinin ve sözü dökmelerinin nedeni bu olabilir
Buradan sonrası benim yorumumdur tamamen; VE SADECE GENELLEME ÜZERİNE BİR YORUMDUR
Erkekler duygularını kullanmıyor düz mantık gidiyor tek bir amaç uğruna (cinsellik) gibi hayatlarını feda ediyor kötü alışkanlıklara düşüyor
Kadınlar analitik zeka becerisini ve hormonel döngülerinin güçlendirmesi ile birlikte birçok faktörü kriz yönetimi gibi becerileri daha derin yönetebilir
Yani 2 primat bambaşka özellikleri ve bambaşka yapılara sahiptir bunun sebebi beyinsel farklılıklardır. Bu sebeple iki tür arasında yaşanan çatışmaların genel çözümü için farklılıklara saygı duymayı öğrenmek ve iki türde bakış açılarını karşı tarafa zorla yaptırma çabasından vazgeçse ortada sorun kalmaycak ve kanıtlama çabasında kimse bulunmayacktır. Çünkü yarısı su dolu bir bardağın dolu veya boş olup olmadığını tamamen zihinsel farklılıklardan ve bakış açısının değişkenliğinden kaynaklıdır. Çünkü herkes zihnindekini yaşıyor ve zihnindekini anladığı