Kalbin gafleti artıkça, katılığı da artar. Kul Allah Teâlâ'yı zikredince, kurşunun ateşte erimesi gibi o katılık da eriyip gider. Hiç şüphesiz ki kalbin katılığı, Allah (azze ve celle)'yi zikretmekle eritildiği gibi hiç bir şeyle eritilmez.
Kalbin öyle bir katılığı vardır ki, Allah Teâlâ'yı zikretmekten başka hiçbir şey onu yumuşatıp eritmez. Şu halde kulun, Allah Teâlâ'yı çokça zikrederek kalbinin katılığını tedavi etmesi gerekir. Hammad b. Zeyd'in rivâyetine göre Muallâ b. Ziyad dedi ki:Bir adam Hasan Basri'ye: "Ya Ebâ Said, kalbimin katılığından sana şikâyetçiyim" dedi. Hasan ona dedi ki: "Kalbinin katılığını, zikirle erit."