Yalnızlık : öylesine içimize işlemiştir, bize öyle
içten dokunur ki, o anda orada olan, bizimle olan,
olmak isteyen; bizim de istediğimiz birinden, bize
birini -bir başkasını- bulmasını isteriz.
En yoğun özlemlerimizin ortasına bir katı bıkkınlık
gelir yerleşir, apansız: Öyle olur ki, en son
ucuna gitmeye can attığımız bir ilişkinin içinden
çıkıp çekip gitme arzusu çöker üzerimize.
1. Nereye gideceğini bilmiyorsan daima iyi ve faydalı olacak bir şey yap, mutlaka seni çok iyi bir yere taşıyacaktır.
2. Nereye gitmek istediğini hayal et ve kendine büyük resmi çiz. Her gün o resme bir fırça darbesi ekle.
Kendim doğru seçimi yapmıştım ve mesleğim ömrüm boyunca mutlu etti beni. Öyle mutlu etti ki, bu mutluluk yetmiyormuş gibi, bana üstelik para verilmesine ilkin şaşardım. Her ay maaşımı alınca, elimde paralar, bölümdeki arkadaşlara koşar, "bana gene para verdiler" derdim hayret içinde. Hayret etmem doğaldı; çünkü salt zevk için yaptığım bir iş, ekmek parasını da sağlıyordu bana. Böyle bir mutluluğun yeryüzünde kaç kişiye nasip olduğunu bilemem.