Zaman yalnızca ileriye doğru akar
ve geride bıraktığı hiçbir anı geri vermez.
Bu dünyada değiştiremeyeceğimiz iki temel gerçek vardır; diğer insanlar ve geçmiş.
Bunların ilki geçmişimizdir.
Yaşanan olayları, söylenen sözleri ya da yapılan hataları geriye dönüp düzeltmek imkansızdır.
Geçmiş, kapısı kapanmış bir oda gibidir;
içine yeniden giremeyiz. Bu yüzden orada takılı kalmak yerine, o odadan yalnızca edindiğimiz tecrübeleri alıp yolumuza devam etmek zorundayız.
Hayatımızda müdahale edemeyeceğimiz ikinci gerçek ise; diğer insanlardır.
Her insan, kendi tecrübeleriyle
şekillenmiş bir zihin ve duygu dünyasına sahiptir. Çevremizdeki insanları değiştirmeye çalışmak
çoğu zaman sonuçsuz bir çabadır. Çünkü insanlar, dışarıdan gelen zorlamalarla değil,
ancak içten bir kabulle değişirler.
Başkalarının karakterini
ya da seçimlerini dönüştürmeye çalışmak,
çoğu zaman insanın kendi enerjisini
ve iç huzurunu tüketmesinden başka bir sonuç doğurmaz.
Mutluluk bizim yarattığımız bir şeydir ve elimizden gelenin en iyisini yapmamızın sonucudur. Potansiyelimizi gerçekleştirdiğimizde tatmin olma hissi farklılaşmayı motive eder ve gelişime yol gösterir. Eylemde mutluluk deneyimi haz duymaktır; capcanlı olmanın verdiği neşe veren histir.