Mehmet

Mehmet
Nerede bir türkü söyleyen görürsen, Korkma yanına otur. Çünkü kötü insanların türküleri yoktur.
5/10
·328 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 12:33
Hikâye, kitaba çevrilmeden önce ayrı ayrı bölümler hâlinde Reddit forumunda korku hikâyesi olarak yazarımız tarafından yazılmaya başlanmış. Daha sonra 2021 senesinde Reddit forumunda en korkunç hikâye seçilmiş ve yazar bundan cesaret alarak hikâyeyi daha uzun ve detaylı olacak şekilde biz okurlara kitap olarak sunmuş. Yazarımızın ilk kitabı. Daha sonra iki kitap daha yazmış fakat onları henüz okuma fırsatım olmadı. Kitaba gelecek olursak; Merak duygusunu canlı tutturuyor, kitap kendisini akıcı bir şekilde okutuyor. Ancak ortalarına doğru asıl olaylar başlıyor ama orada da hikâyeyi tamamen çözüyorsunuz. Kitabın ortasında sonunu anlıyorsunuz. Kitap psikolojik gerilim kitabı fakat gerilim hissini ortalamanın altında yaşatıyor. Yazarımızın ilk kitap tecrübesi. Kendisinin diğer kitaplarını okumadım ancak ilerleyen dönemlerde tekrar şans vereceğim kitaplarına. Herkese iyi okumalar..
Biz Eskiden Burada YaşardıkMarcus Kliewer · Nox Yayınları · 2025199 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2/10
·64 syf.··
2026 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 11:04
Sıkılarak, kendimi zorlayarak bitirmeye çalıştığım bir kitap oldu. Bu sebepten olsa gerek, 3 günde bitirebildim. Konudan konuya atlaması, aşırı cinsellik barındırması, doktorları, hemşireleri ve psikologları sapkın insanlar gibi yansıtması aşırı bunaltıcıydı. Beğendiğim tek noktası, 1970 İstanbul'unu yüzeysel de olsa anlatmasıydı. Benim için vasat bir okuma oldu.
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
Bu bir inceleme değildir
Puan vermedi·128 syf.··
2025 1. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2025 10:21
Yılın ilk kitabı, biraz melankolik bir okuma başlangıcı oldu; ama sanırım ben bu tarz kitapları seviyorum. Hepimiz, kendi öz benliğimizi bir takım maskeler ardına gizleyip olmadığımız bir insan suretine bürünmüşüzdür. Kimi zaman geçici olarak, kimilerimiz ise hayatını tamamen bunun üzerine inşa etmiştir. İster istemez, kitapta da anlatıldığı gibi, topluluk içinde şen şakrak, hiçbir derdi yokmuş gibi davranmayı kendimize borç bilmişizdir. Adeta insanları güldürmeyi bir vazife ediniriz. Gel gelelim, bu gerçek yalnız kaldığımız anlarda acı bir tokat gibi çarpar yüzümüze. "Ben bu değilim, olmak istediğim benlik bu değil," deriz. Ancak toplum ve aile baskısı bizi çoktan bu "soytarı" kimliğine büründürmüştür. Vazgeçmek, değişmek, tabiri caizse deri değiştirmek ve esas benliğimize dönmek kolay değildir. Yine de bunu başaran insanlar vardır. Zordur, ama imkânsız değildir. İnsan, kendi iradesine inanıp güvendiği zaman karşısına çıkan engelleri yıkıp geçebilir. Geçemese bile, en azından "Elimden geleni yaptım," diyebilir ve bu bile motive edici bir sebep olabilir. Yazar, bunu başaramayıp intihar edenlerden biri olsa da, bizler başarabiliriz. Unutmayalım, intihar bir çözüm değildir.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2024 24. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 20:16
Kitap kendimize inanmayı, pes etmemeyi ve ne olursa olsun düştüğümüz yerden kalkmamız gerektiğini ele alıyor. Bir nevi kişisel gelişim kitabı diyebiliriz. Bol bol altı çizilecek cümlelerden oluşuyor. Ben kitabı bir gün içerisinde okuyup bitirdim. Belki bu sebeptendir ki sohbet kısımları bölümleri beni biraz bunalttı. Bunun dışında, güzel ve akıcı bir kitaptı. Yazarın okuduğum ilk kitabı oldu. İlerleyen dönemlerde başka kitaplarına da şans vereceğim. Keyifli okumalar..
Gerçek Mucize Kendine İnanmaktırEthem Emin Nemutlu · Olimpos Yayınları · 20192,291 okunma
Puan vermedi·311 syf.··
2024 22. kitabı
Öğrencilik dönemimde, arkadaş çevrem tarafından hor görülmeyi hiç umursamazdım. Zaten fazla da olmazdı; ufacık çocuklardık. Hemen unutur, ertesi gün kaynaşır ve yeniden oyunlar oynardık. Ancak 3. ve 5. sınıf sürecinde, sınıf öğretmenim tarafından arkadaşlarımın önünde çok rencide edildim ve hatta dövüldüm. Öyle anlar oldu ki, döverken kol saatinin bile kırıldığı zamanlar yaşandı. Evet, bizim zamanımızda da dayak vardı. Hatta okullarda dayakla büyüyen son nesil bizdik. Fiziksel şiddet kötüydü, ama bana göre psikolojik sözlü şiddet çok daha ağırdı. Arkadaşlarımın içinde hakarete uğramak… "Senden bir şey olmaz!", "Senden bir b*k olmaz!", "Sana harcadığımız emeklere yazık!", "İt herif!", "Hayvan herif!" gibi sözler, iki yıl boyunca sıkça duyduğum hakaretlerdi. Bunlara bazen daha da kötü sözler eşlik ederdi. 5-10 arkadaşım da benimle aynı durumu yaşadı. Bize bunları yaşatan kişi, ilköğretim öğretmenimizdi. Oysa öğretmen, okulu sevdirmesi gereken kişiydi. Ancak bizi okuldan soğuttu, aramıza duvar ördü. Böyle bir nesilden sağlıklı bir toplum oluşturmayı nasıl hedefleyebiliriz? Bu olaylardan sonra okulu bir daha hiç sevemedim, ısınamadım. Hatta kitapta da yazıldığı gibi, okulu bir cezaevi öğretmeni gardiyan olarak görüyordum. Bir dönem, o "cezaevinden" beni atmaya bile kalktılar. Neden mi? Notlarım kötüymüş, okulun prestijini düşürüyormuşum. Velileri saygın insanlarmış! Ama hatayı asla kendilerinde aramadılar. Çünkü başarısızlıklarını bir çocuğun üzerine yıkmak kolaydı. Evet, sınıfımızda "öğretmen" sıfatını taşıyan birisi vardı. Ama öğretmenlik vasfından uzaktı. Ve ben o öğretmen sıfatlı kişiyi ömrüm boyunca asla affedemeyeceğim. Eğer Alişan öğretmen gibi bir öğretmenim olsaydı, benim hikâyem de belki çok farklı olabilirdi. Ama bize yazılan kader buymuş. Nice Alişan
İçindeki Uyuyan Güzeli UyandırAlişan Kapaklıkaya · Yediveren Yayınları · 20151,951 okunma