Bütün bu karışık hisler,ışığa çıkmaktan korkar gibi,ruhlarımızın en saklı köşelerinde durmaktaydı;ve biz,hakikatte hep eskisi gibi birbirini arayan,isteyen,birbirinin huzurundan her zaman daha memnun ve zengin olarak dönen iki candan arkadaştık…
Bu hareketsizliğin,korkuya dayanan bu tereddüdün daha zararlı olduğunu,insan münasebetlerinde bir noktada taş kesilmiş gibi kalınamayacağını,ileriye atılmayan her adımın insanı geriye götürdüğünü ve yaklaştırmayan anların muhakkak uzaklaştırdığını karanlık bir şekilde seziyor ve içimde sessizce yanan fakat günden güne büyüyen bir endişenin yer etmeye başladığını hissediyordum…