rayihamisali

rayihamisali
@Eslezof
Franz Kafka’nın da dediği gibi: “Şimdi bazı şeyleri suskunlukla geçiştireceğim...”
Pdf, Epub kitaplar
Arkadaşlar biraz karmaşık olabilir. Ordan burdan toparladığım arşivleri paylaşmak istedim.Oluşturanların ellerine sağlık. Fırsat buldukça güncellicem keyifli okumalar🙏 Telegram E-kitaplar t.me/+BD0CB7ZS69hkMjhk 1. Tayfur Evsen arşiv linktr.ee/tayfurevsen 2. Kütüphane 1 share.google/HLDWvMl4zfl8IUamQ Kütüphane 2 share.google/0ZvFbqLrPy7WpWzmP Kütüphane 3 share.google/s9ZW2RaWl1y1iIPag Kütüphane 4 share.google/9dLt17IuTs0CdtM4h Kütüphane 5 disk.yandex.az/d/vD9w9p1PbVDwCQ Kütüphane 6 disk.yandex.az/d/AfASO0wSs1Mmyw Kütüphane 7 disk.yandex.az/d/KcDGW-QKUWVunw Kütüphane 8 disk.yandex.az/d/RAECEQPwDKEwlA Kütüphane 9 disk.yandex.az/d/HBCU2kXR1EsCQg Kütüphane 10
Reklam
10/10
·206 syf.··
2018 72. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2018 12:26
Sevgili Dost'um Ali Ural. Önce kitabını, sonra bendeki tesirini anlatacağım, müsaadenle.. Kitap 61 mektuptan oluşuyor. Neden 61? Birinci Mektuptan önceki sayfada şu açıklamayı görüyorsunuz. "Posta Kutusundaki Mızıka, unutulan mektubun kefaretidir." Altmış birinci mektuptaki son cümle ise "altmış birinci mektup kefareti ödüyor." Orucu kasten bozanın kefareti 60+1 gün oruç tutmaktır. +1 olan son oruç, asıl orucun kendisidir. Diğer 60 gün, belki bir özür dileyiş, belki ceza, belki de sevap eşitliği yakalama çabasıdır. (Bu tahmin, yazar tarafından onaylandı) İşte Ali Ural, ilk 60 mektupla dostunun gönlünü alırken, 61. Mektupla unuttuğu vazifesini yerine getiriyor. Borçlandığı mektubu ödüyor. Mektubun önemiyle devam ediyor kitabına. Sanki burada dostuna "Mektuplar bu kadar önemliyken, ben nasıl oldu da mektup yazmayı unuttum?" diyor.. Sevgili Dost'umuz. Mektuplarında dostlarına nasihatler veriyor. Durup düşündürecek sorular soruyor. Sohbet ediyor.. Ve son mektup şöyle başlıyor: "Sevgili Dost, Son dikişi atan cerrah, son oku fırlatan savaşçı, son bakraç suyu çeken bahçıvan, son sandalyeyi tekmeleyen cellat, son haberi okuyan spiker, son duayı yapan mahkûm, son düğümü çözen balıkçı, son gemiyi yakan fatih, son elbiseyi deneyen müşteri, son provayı yapan terzi, son kağıdı çeken kumarbaz, son ağacı kesen odun, son köleyi parçalayan aslan, son yapboz parçasını yerine koyan çocuk, son yaprağı yere bırakan ağaç, ellerini omzuma koydu: bu altmış birinci mektubun fotoğrafıydı. Kalbi ipe değen koşucuyla, topukları yere değen paraşütçü bu fotoğrafa giremediler çünkü bitirmenin sevincini yaşamışlardı. Oysa bitiş çizgisinde koca bir gölge, oysa iniş noktasından uzağa atmış rüzgâr, sevinç hangi akla hizmet etmede, en üst dalda yanıp dururken, koparmışlar ayı dün gece." Sevgili
Posta Kutusundaki MızıkaA. Ali Ural · Şule Yayınları · 202022,9bin okunma
"Neden yalnızlığımızı birbirimize gösterirken utanırız?"
Edebiyat