Gözler konuşuyor, gelip gözbebeklerine oturmuş keder, her şeyi anlatıyor. Fazla söze, yoruma gerek
yok. Sararmış kağıtlarda bakan gözler her şeyi anlatıyor. Kader
Kuyusu romanının dokuzuncu fotoğrafının gözleri, parçalanmış
hayatların, özlem şarkılarının, sürgün bakışların, kederli inlemelerin, dinmeyen taziyelerin, onulmaz hasretin, uzak ülkelerin
uzun kara gecelerinde dökülen gözyaşlarının tanığı.
Ne denebilir ki?
Gözlerin konuştuğu yerde sözün
ne hükmü olabilir?
Umudu dürt
Umutsuzluğu yatıştır
Diyeceğim şu ki
Yok olan bir şeylere benzerdi o zaman trenler
Oysa o kadar kullanışlı ki şimdi
Hayalsiz yaşıyoruz nerdeyse
Çocuklar, kadınlar, erkekler
Trenler tıklım tıklım
Trenler cepheye giden trenler gibi
İşçiler
Almanya yolcusu işçiler
Kadınlar
Kimi yolcu, kimi gurbet bekçisi
Ellerinde bavullar, fileler
Kolonyalar, su şişeleri, paketler
Onlar ki, hepsi
Bir tutsak ağaç gibi yanlış yerlere büyüyenler
Edip Cansever