Esma Bağırgan

10/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 10:08
Yazarın daha önce okuduğum Keşke O Deli Ben Olsaydım kitabı, kalbimde özel bir yer edinmişti. Son Ermeni ise bambaşka bir yerden dokundu bana; çünkü bu kez anlatılan hikâye, memleketimin topraklarımın hikâyesiydi. Bu da kitabı benim için sadece bir roman değil, bir hatıra hâline getirdi. Eser, Kayseri’nin Tomarza ilçesine bağlı bir köyde geçen bir yaşamı anlatıyor. Osmanlı Devleti’nin ayakta olduğu yıllarda Ermeniler, Türkler ve Avşarlar aynı sofrayı paylaşmış, aynı toprağı sürmüş, aynı acılara ve sevinçlere omuz vermişlerdi. Din, dil, kimlik ayrımı olmadan; insan olmanın sade ve sahici hâliyle yaşanmış bir hayat vardı.Tehcir Kanunu’nun çıkmasıyla birlikte bu düzen yavaş yavaş bozulur. Göç yollarına düşen Ermeniler, ayrılırken bu köylerde son kez soluklanır. Türkmenler ve Avşarlar ise ekmeğini, suyunu, evini paylaşır. Roman boyunca “Son Ermeni” olarak anılan Gazer Usta da bu köyde bir süre kalır. Gördüğü iyilikler, yaşadığı insanlık, onda silinmez bir iz bırakır Gazer Usta’nın oğlu Arsin ile İbiş Hoca’nın oğlu Mehmet iki dost olur aynı topraklarda filizlenen, zamanla sınırları aşan bir dostluktur Yıllar onları ayrı düşürse de kalpleri hiç kopmamıştı birbirinden. Mehmet, sonunda Kadim dostu Arsin’in yanına gitmeye karar verir. Fakat kader, bu buluşmaya izin vermez. Bu kez karşısına çıkan, insanlığın en karanlık yüzüdür. Türk işçileri çalıştırdığı ve ASALA’ya destek vermediği için Mehmet, ASALA terör örgütü tarafından hunharca öldürülür. Bir mektup daha yazılamaz, bir yolculuk yarım kalır, bir dostluk sessizliğe gömülür..
Anılarda Son ErmeniAbdullah Ayata · Altın Kitaplar · 200477 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·176 syf.··
2025 29. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2025 16:00
çizgi film tadında ilerleyen, okurken insanın dimağında huzur bırakan ve tek solukta bitirilebilecek bir kitap. Sade anlatımı huzurlu ve sıcak atmosferiyle okuyucuyu hemen içine çekiyor. Çocukluğunun beş yılını Kiraz Tepesi’nde geçiren Kangın, yaşadığı zorlu olaylardan sonra hem biraz huzur bulmak hem de geçmişiyle hesaplaşmak için yeniden buraya yerleşir. Hikâye de tam olarak bu dönüşle başlar ve olaylar giderek derinleşerek ilerler.
Kiraz Tepesindeki MucizeSun-mi Hwang · Timaş Genç · 2022749 okunma
Puan vermedi·269 syf.··
2025 28. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 10:50
Suskunlar spoi içerir️ İhsan Oktay Anar’ın dili oldukça ağır ve eski Türkçe kelimelerle yüklüdür. Roman bölüm bölüm ilerlediği ve olaylar parçalı anlatıldığı için, okurda bir yapboz (puzzle) hissi uyandırır. Bu da eserin anlaşılmasını zorlaştırsa da romanın gizemli ve etkileyici havasını güçlendirmektedir. roman, Asım adındaki ünlü bir müzisyenin ölümüyle başlar. Ancak bu ölüm sıradan bir ölüm değildir; Asım’ın ruhu can çekişerek sokaklarda dolaşmaya devam eder. Hikâyede Kalın Musa adında cimri, yaşlı bir adam yaşamaktadır. Onun Veysel adında bir oğlu vardır. Veysel, annesi belli olmayan ikiz çocukları dünyaya getirir ve annesi bu ikiz bebekleri kalın musanın evinin kapısının önüne bırakır. Bu ikizlerin isimleri Davut ve Eflatun’dur. Davut, dedesi Kalın Musadan hoşlanmadığı için dedesinin kardeşi Hüseyin’in yanında, meyhanede ud çalmaya başlar. Eflatun ise içine kapanık, sessiz bir çocuk olarak büyür. Eflatun, bir gün annesinin öldüğünü öğrenir ve bunu kabullenemeyerek günlerce sokaklarda dolaşır. Ve her seferinde annesinin mezarında bulur Davut ve Hüseyin bir daha kaçıp gitmemesi için Eflatun’un eve kilitlemeye karar verirler. Bu durum bir süre devam eder. Ancak Davut’un bir gün kapıyı kilitlemeyi unutmasıyla Eflatun’un kaçmadığını fark ederler ve onu zorla tutmaktan vazgeçerler. Ve kapıyı kilitlemez Bir süre sonra Eflatun’un kulağına gizemli sesler gelmeye başlar. Bu seslerin kaynağı bulunamaz; hocalara götürülür ancak hiçbir çözüm bulunmaz. Eflatun, bu seslerin peşine düşmeye karar verir. Dilencilerle, insanlarla konuşarak sesin kaynağını araştırır ve sonunda istanbulundan karşıya geçerek bir erenler ve dervişler dergâhına ulaşır. Dergâhta bulunanlara “Beni siz mi çağırdınız?” diye sorar. Dergâhın başındaki kişi bunu doğrular ve Eflatun’a bir ney verir. Eflatun,
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
Puan vermedi·202 syf.··
2025 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Ekim 2025 08:56
Fahrenheit 451, geleceğin Amerika'sında, bilgi ve düşünce özgürlüğünün tamamen bastırıldığı bir distopyayı anlatır. Bu toplumda, itfaiyecilerin görevi yangın söndürmek değil, tüm kitapları yakıp kül etmektir. Kitaplar, insanları düşündürdüğü, sorgulattığı ve huzurlarını kaçırdığı gerekçesiyle tehlikeli kabul edilir; amaç, halkın sadece eğlence ve anlık tatminle meşgul olmasını sağlamaktır. Romanın karakter, bir itfaiyeci olan Guy Montag'dır. Montag'ın hayatı, 17 yaşındaki meraklı ve alışılmışın dışındaki komşusu Clarisse McClellan ile tanışmasıyla sarsılır. Clarisse, etrafındaki dünyayı sorgulayan, gözlemleyen ve derinlemesine düşünen biri olarak Montag'a hayatının boşluğunu fark ettirir. Clarisse'in etkisiyle ve yakılan kitaplardan birinin son anlarında gösterdiği direnişin ardından, Montag'ın içinde büyük bir merak uyanır. Yaptığı işin ahlaki boyutunu sorgulamaya başlar ve yasak olmasına rağmen evinde gizlice kitap bulundurur Bu, itfaiyeci olarak işlediği büyük bir suçtur. Montag'ın bu değişimi, amiri İtfaiyeci Şefi Beatty'nin dikkatini çeker ve Montag'ın ihaneti ortaya çıkar. İtfaiye ekibi, Beatty önderliğinde Montag'ın kendi evine baskın düzenler ve kitaplarını yakmasını emreder. Bu olay, Montag'ın isyanının fitilini ateşler: Beatty'yi öldürür ve kanun kaçağı olur. Artık kaçak olan Montag, şehrin dışındaki nehir kenarında yaşayan ve kitapları hafızalarında saklayarak bilgi mirasını korumaya çalışan "kitap insanları" grubuna katılır. Roman, Montag'ın yeni bir başlangıç yapma ve yok edilen bilginin yeniden inşasında rol alma umuduyla sona erer. Fahrenheit 451, sansür, bilgiye erişim, bireysel düşünce ve teknoloji bağımlılığının tehlikeleri üzerine güçlü bir eleştiridir.
Bilim-Kurgu
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,3bin okunma
Puan vermedi·212 syf.··
2025 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2025 10:20
Kitap deyimlerin ve kalıplaşmış sözlerin hikayelerini anlatan roman tadında bir eser bekleyerek okumaya başlamıştım. Ama daha çok bir deyim sözlüğü niteliğinde çıktı. Her ne kadar hayal ettiğim gibi uzun uzunhikayelerle dolu olmasa da, deyimlerin nası oluştuğunu anlatan kısa hikayelerder oluşan tatlı anlatımı olan bir kitap. Aynı zamanda dilimizin zenginliğini ve güzelliğini gözler önüne seriyor. Kitap, dilimize olan bakış açımızı tazeliyo "İki Dirhem Bir Çekirdek", okuyucuyu uzun hikayelerle yormadan, bilgiye doyuran ve kelimelerin izini sürmeye teşvik eden değerli bir eser
İki Dirhem Bir Çekirdekİskender Pala · Kapı Yayınları · 202017,7bin okunma