Teknolojinin ve bireyselliğin aşırı gelişmesi ile birlikte içine sürüklendiğimiz narsistik bir hız çağının evlatlarıyız artık hepimiz. Çağın nimetleri giderek lanetimize dönüşmeye başlıyor ki sen de bunun farkındasın. Özgürleşdikçe yalnızlaşıyor olmamıza anlam veremiyoruz. Başardıkça mutsuz hissediyoruz hatta başarmak bile yetmiyor çoğu zaman, başkalarının başarısızlığını ekmek gibi su gibi ihtiyaç duyanların sayısı hiç de az değil maalesef.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kaybetme korkusuyla hayatındaki insanlara ya da maddi varlıklara sarılmazsın, her birinin sende misafir olduğunun farkındasındır zaten. Hiç kimsenin ya da hiçbir şeyin sahibi olmadığını bilirsin. Sende kaldıkları sürece başının üzerinde yeri vardır hepsinin, misafirlik sona erdiğinde yüce gönülle vedalaşırsın.
“Ey kusur arayan gözlerin sahibi , Aradığın her kusuru buluyorsun. Evet. Çokça kusur görüyorsun insanlarda ama şunu bil ki gördüğün kusur senden bir parça taşıyor . Eleştiren zihninin sana yaptığı kötülüğü idrak etsen aklından vazgeçersin çevir gözlerini öze dön içine bak.”