.
Ağustos ayının ilk kitabını bitirdim hamdolsun."Bir Kitap Bir Balta" bu kitaba başlamadan isminden yola çıkarak farklı tahminlerde bulunmuştum.Ama kitap beklentimin aksine beni şaşırttı. Ve de kitaba başlarken bu kadar beğeneceğimi bende derin izler bırakacağını tahmin etmemiştim.Yazar anlatmak istediklerini öyle güzel anlatmış ki hem esprili hem de üslup olarak sizi saran bir kitap. Farklı farklı hikâyelerden oluşuyor.Sadece son hikayede biraz kopukluk yaşadım onun haricinde diğer hikayeler tam anlamıyla mükemmeldi. Ölümü unutuşumuzu, yaşayışımizla söylediklerimizin farklı şeyler arz etmesini birbirine benzememesini, sineğin gözüyle insanlar, Bu dünya da neden varız? Sadece para kazanıp çalışıp yiyip içmek gezmek tozmak için mi? Bu gibi hayatımıza dair unuttuklarımızı yazar kendi üslubuyla çok güzel anlatmış. Kitabı okumayanlara kesinlikle tavsiye ederim.Herkese iyi okumalar dilerim
.
İnsanların çoğu, olayları, akıllarından geçirirler yalnızca.Peki olayları ' akıldan geçirmek' ile onlar hakkında tefekkür etmek aynı şey midir?
Neden tüm insanlar yarını kendilerinin zannederler?
Bu dünyada her şey geç kalabilir bayım, her şey. Fakat ölüm,asla geç kalmaz!
Ölüm iki hayatın ortasında durur ve insanı dengede tutar.
Ölüm kadar göz önünde ve ölüm kadar gözlerden uzak,ne vardır ki?
İnsanlar bu dünyada ne aradıklarını unutmuşlardı
Bir kente gittim insanların hepsi ölmüştü / herkes evine ya da işyerine gömülmüştü / tuhaf ölülerdi bunlar / hareket ediyor konuşuyorlardı
Yüz seksen derecedir diyorlar bir üçgenin iç açıları toplamına ama kaç derecedir acaba bir insanın iç acıları toplamı?
Olup bitenleri soğukkanlılıkla ve derinlemesine değerlendirmek, düşünmek, yani "tefekkür etmek" herkesin harcı değildir bayım ; Allah bunu sadece seçkin kullarına bahșetmistir