Esma GÜL

Dinleyin! On gün önce bu kente gelirken bir rol oynamak niyetindeydim, ama sonra düşündüm: En iyisi hiçbir role girmemek, kendim olmaktı; sizce de öyle değil mi? İnsanın kendi olmasından daha kurnazca ne olabilir? Çünkü kimse inanmaz onun kendisi olduğuna. Hadi itiraf edeyim: Niyetim aptal rolü oynamaktı, çünkü kendim olmaktan biraz daha kolaydı bu. Ama aptallıkta aşırılık vardır, aşırılıksa her zaman merak uyandıran bir şeydir; bunun üzerine kesin olarak kendim olmaya karar verdim. İyi de, kendim kimdi... nasıl biriydi? Altın dengeyi yansıtan biri: Ne ahmak, ne zeki, oldukça yeteneksiz, buralı aklı başında insanların dedikleri gibi aydan düşmüşe benzeyen biri, öyle değil mi?
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ayrıca dikkatinizi çekerim, baba oğlun sen'li konuşması her şey yolundaysa çok iyi de, ya kavga ettiklerinde?
Giyotine bu kadar önem vermeniz, ona böylesine tutkuyla sarılmanız da herhalde kafa kesmenin daima kolay, kafa içinde bir düşünce geliştirmeninse daima zor olmasından!
"Maalesef zaman ve adı konulmamış hükümler konuşmamızı gerektiriyor. Bu ortak bir dil demek. Yani kendini açıklamak zorunda kaldığında, sana ait olanı değil, anlaşılmak için herkesin kullandığı dili kullanman lazım. Şu an anlaşılmak istemiyorum. Konuşmak içimden gelmiyor."
"Birbirinize dikkat edin. İster yakından ister uzaktan. Ne yaşarsanız yaşayın, birbirinize dikkat edin. Gidene küsmeyin, saklayın. Yol bu, karşılaşırsınız bir gün. Harcamayın yaşadıklarınızı. Bazen olur, bazen olmaz. Hayat..."