Trajikomik hikayelerden oluşan kitap, dili ile oldukça sürükleyici.
Eski zamanlarda aile meclislerinde büyüklerimizin anlattığı anılardan derlenmiş hikayeler gibi...
Okurken dudağinizin kenarında acı bir tebessüm bırakan cinsten...
Bir günde okunabilecek sürükleyici hikayesi,yalın diliyle içine çeken bir cinayet romanı.Yüzyıllık yalnızlık kitabindan sonra icimi bayan yazarın baska kitabını okumam derken beni şaşırttı.
Önyargının karanlık yollarında,bir söze inanılarak işlenen bir namus cinayeti.Herseyin merkezindeki kadın ve onun iki bacağının arasındaki namusunun bekçileri başrolde...
Millet,toplum,zaman döngüsü degisse de aşılamayacak tek sey neden hep önyargı...
Kurban sizce kim?
Bir öğrencinin yaptığı küçük sahtekarlık onlarca kişinin dünyaya bakışını,hayatını,özgürlüğünü nasıl elinden alır?!
Toplum bir arı kovanı gibidir ,bir arı kovana zehir taşırsa kovanın akibeti kötüleşir.
Tolstoy tam bir sosyoloji dersi vermiş.
Okunmaya değer...
Tolstoy'un çoğu kitabını okudum ama ilk kez hayal kırıklığına uğradım neden mi kitap şöyle bir argüman üzerine kurulmus;Kadın erkek iliskileri bedensel hazza dayandirilamaz,aşk yalandır asıl amac bedensel hazzı beslemektir,toplum bunun yuzunden ilme yonelememistir ilmin önündeki engel toplum kadına erkek avlamak,erkeğe cinsel hazzı tatmin etme görevi yüklemiş olduğundan ahlak ilkesi çöpe atılmıştır.
Evlilik neslin devamını saglamak sacmaligina dayandirilarak yapılmakta olup kişinin böyle bir gorevi yoktur,zaten bilim insanları insanlığın sonunun geleceğini soylemektedirler.
Kisilere düşen görev ahlakli olup,cinselligi kenara iterek ülkü ve ülkenin gelişimi için çalışmaktır.
Diyor Tolstoy!
Roman okuyalim derken felsefi bir donenin ispatını okudum yani:)
Ahmet Ümit 'i ilk defa okuyan bir okuyucu olarak kitap beni sarmadı cok fazla konudan kopuş mekan ayrıntısı var sabredip okuyanlar için final sizi şaşırtabilir...