Esra

Esra
@Esra1414
İngilizce Öğretmeni
Lisans/ English Language and Literature
29 Mayıs 1998
718 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
Puan vermedi·198 syf.··
2021 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2021 13:11
Anlamsız, kurallarla çevrili, yetişkinlerin dünyasında bir anlam bulamayan ve çıkış arayan Holden’ın hikayesi... Çavdar Tarlasında Çocuklar Amerikalı yazar Jerome David Salinger’in 1951 yılında basılmış olan bir romanıdır. 20. yy’ın başlarında görülen gerçekçilik akımının yansımalarını bu kitapta görebiliriz. Bu akım ile Amerika’da yayınlanmış eserler “Büyük Buhran Dönemi” eserlerinden sonra, 2. Dünya Savaşının etkisiyle “Amerikan Rüyası(American dream)’na düşen gölgeleri ve insanların gerçek hayattaki yansımalarının kitaba yansıdığını görürüz. İnsanlar problemlerini sorgulamaya itmiştir. Özellikle Amerikan toplumunun kalıplaşmış değerlerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açmıştır. Bu noktada yazar, eğitim sistemini ve topluma karşı olan tepkisini ortaya koymuştur. Hayata karşı alaycı yaklaşımına sahip olan başkahramanımız Holden Caulfield’in gözünden anlatılmaktadır. Alaycı tavrı tüm roman boyunca dikkat çeken bir unsurdur. Holden’ın düşmanı yetişkinlerin dünyası ve bunun getirdiği sahtekarlıklardır. Yaşadığı dünyayı sahteliklerle kaplı bir dünya olarak algılayan Holden bu uyumsuzluğunu farklı deneyimlerle aşmaya ya da bunu anlayıp aşmaya çalışır ama her seferinde daha da derine gömülür. Holden’in en temel sorunu kendisine dayatılan yetişkinler dünyasına girmeyi reddetmesidir. Yetişkinler dünyası bunu olgunlaşma olarak tanımlarken Holden bunu kendinden vazgeçmek olarak tanımlar. BAŞLIK ANALİZİ” Comin’ Through the Rye” şiiri Salinger’in kitap başlığının “The Catcher in the Rye” isminin ortaya çıkış noktasıdır. Başlığın ne olacağı sorulduğunda Robert Burns’un şiirinden alıntı yaparken yanlışlık yapar “The Catcher in the Rye” der ve kitabın başlığı seçilmiş olur. Bu başlık ana karakterimiz Holden Caulfield’in çocukların masumiyetini koruma sembolüdür. KİTAPTAKİ
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·336 syf.··
2019 32. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2019 22:25
Robinson birgün denize açılır ve bir adaya düşer. Gemide ki herkes ölür, sadece kendisi hayatta kalır. Adada yıllar boyunca tek başına yaşamak zorunda kalır. Gemi enkazından kendine gerekli eşyaları alır çünkü adada ki ilkel hayatında modern aletlere ihtiyacı olur. İlk olarak kendine bir sığınak yaparak işe başlar. Günler geçtikçe adaya daha çok yerleşir ve kendini adanın kralı ilan eder. Adaya kendi medeniyeti kurar ve bu medeniyet kapitalizm ve bireyselcilik üzerine kurulmuş bir medeniyettir. İngiliz kültürünün izlerini taşımaktadır. Bir gün adaya bir yabancı gelir. Onu kurtarır. Yalnız yaşamasına rağmen onu bir arkadaş olarak görmez, onu bir köle olarak görür. Cuma günü adaya gelir ve bu yüzden ona Cuma ismini verir. Adını dahi sormaz. Kendi dilini, dinini öğretir. İlk olarak “efendim” demeyi öğretir. Egoist bir karakter. Kitabın sonunda da dokuz yıl adada kaldıktan sonra kurtulur ve evine geri döner.
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
10/10
·192 syf.··
2019 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2019 12:12
Bu kitabı okurken ister istemez kendinizi sorgulamaya başlıyorsunuz. Hayatın neresinde olduğunuzu, kişisel menkıbenizin ne olduğunu anlamaya çalışıyorsunuz. Mutluluğun saldığımız kadar uzakta olmadığını, bazen bazı şeylerin başımıza gelmesinin aslında iyi şeylere sebep olabileceğini, ne olursa olsun amacımız için yolumuzdan dönmememiz gerektiğini anlatıyor. Hayatımınızda ki amacınızın ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlayabilmeniz için mutlaka bu kitabı okumalısınız. Bu hayatta hepimiz birer yolcuyuz ve kendi yolumuzu seçerken bir şeyler öğreniriz. Öğrendiklerimiz bize kendi hazinemizi buldurur. Siz yeter ki isteyin, ve sonuna kadar mücadele edin! Kendi hazinenizi bulmanız dileğiyle. İyi okumalar...
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,5bin okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2019 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2019 14:01
Hugo’nun içerik olarak romandaki amacı açık bir şekilde; idam cezasının hem saçmalığını hem de trajik yönünü göstermek istemiştir. Kitapta karakterin adını ve suçunun ne olduğunu bilmeyiz. İdam mahkumu olmuş bir adamın ağzından başlıyor roman. Ölüm onun artık yanı başında, hiçbir şekilde ondan kurtulma gibi bir şansı yok. Geride bıraktığı 3 kadın için çok üzülüyor, Annesi, karısı ve en çok üzüldüğü üç yaşındaki küçük kızı. Kızını son kez görmesi için getirdiklerinde, küçük kız babasını tanımaz çünkü onu 1 senedir görmüyordur. Adam kızına baban nerede diye sorduğunda kız ona “Babam öldü” diye cevap verir. İşte idam mahkumunu ölüm korkusundan çok bu durum onu üzer.
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
10/10
·330 syf.··
2019 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2019 21:42
Hayatımda en çok etkilendiğim kitapların ilk başında geliyor. Sürekli sonunda ne olacak, ne yaşanacak diye düşündüren bir kitap. Akıcı, ilginç ve kendini okutan güzel bir roman. Roman gerçekte kara sevdaya düşen talihsiz bir adamın başından geçen olayları anlatıyor. Duygular olmadan yaşamak... Herhalde dünyanın en korkunç şeyidir insanın hiçbir duyguya sahip olmaması. Sevememek, üzülememek, kızamamak, öfkelenememek. Hayatımızda var olan pek çok duyguyu yaşayamamak. İnsan için ne kadar da üzücü bir şey. Kahramanın başından geçen trajediler. Bunların hepsi bu kitabı okunması gereken kitaplardan biri yapıyor. Sonuna doğru yaşanan şaşkınlık ve hayrete düşmek, heyecan, cesaret kitapla birlikte yaşamak. Gerçekten muhteşem bir kitap. Ve içinde bulunan çok özel cümleler de, beni çok etkileyen ayrı bir nokta.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,5bin okunma