Ey hayat ne de narin, ne de nafilesin be! O dingin ve kutsal ses asla dönmeyecek mi? Nerede bulacağım bir umut, bir teselli? Perdenin ötesinde, perdenin ötesinde...
Hiç çocuk olmamış gibi konuşma be Rıdvan. Asıl çocukların derdi olur. Bugün dert diye çektiklerimiz hep o zamanın mirası. Kabuğu soyuldukça acıyanlar, en çok çocukluk yaraları değil mi?
Harp ne garip şey değil mi? Bir bir değil, ağa takılmış balıklar gibi toplu halde... Şairleri bile öldürüyorlar. Ve hatta çocukları bile. İncecik ayak bilekleriyle... Ve biz ölümlerden ölüm beğenir gibi saf tutabiliyoruz yine de. İnsan dediğin çöplük, bütün kuyulardan daha karanlık değilse ne?