Çoğu insanın hayal gücü kıttır. Kendilerine doğrudan ilişmeyen, sivri ucu ısrarla hassasiyetlerini kaşımayan hiçbir şey onları tahrik etmez ama gözlerinin önünde, duygularına temas edecek yakınlıkta ufacık bir olay olmayagörsün, bu onların içinde derhal sınırsız bir infial yaratır. O zaman da tabiri caizse gösterdikleri ilgideki kıtlığın yerini yakışıksız ve abartılı bir galeyan alır.
Dünya gözyaşlarımın içindeydi artık, dünya bulanıktı, dünya ıslaktı ve dünya kalın uğultular eşliğinde, etrafa buğular saçarak, hafif hafif titriyordu.