İstanbul'dan safiyeye kaçıyorlar, yazlı kışlı orada vakit geçirmek hevesinde idiler fakat Avrupa medeniyetinin orada asma köprülerini, deniz altı yolları, palas otellerini yerleşmiş görmeyi özlüyorlardı. Her oturduğu yeri pisleyip başka bir yer arayan mahlukların sevk-i tabiileri bu ayardadır.
Neden ve niçin sorusuna karşılık verecek başka bir anlam sistemi yoktur yeryüzünde. Yaratılış gayemizi, nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi söyler din. Varlığı anlamlandırır ve insanlara iman duygusu verir. Materyalist düşüncenin kaybettiği nokta, işte tam da burasıdır. Çünkü varoluşu yokluk üzerinden açıklamaktadır.