Düşündüğümüz, yaptığımız şeylerin tutsağı olmak, dürtülerimiz, aptalca seçimlerimiz tarafından köşeye sıkıştırılmak, mutsuzluk veya korku tuzağına düşmek, kendi tarihimizce mahkûm edilmek; bunlar hayatta çoğumuzun deneyimlediği şeyler. Böyle anlarda ilerleyemediğimizi hissederiz ama bir çıkar yol olduğuna da inanırız.
Birçok insan kendi öyküsü (paradigması) içinde boğulur kalır, bu nedenle gelişim gösteremez. Kendi paradigmalarının bilincine vatan insan gelişir, varamayan kalıplanır.