Kırgız edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Cengiz Aytmatov, Toprak Ana romanında savaşın her şeyi yok edişini, umutsuzluğa ve mutsuzluğa neden oluşunu anlatır.
Aytmatov daha çocukken babasının bir gerekçe bile gösterilmeksizin infaz edilişini, Toprak Ana romanında beslendiği bir kaynak olarak görmek mümkündür.
Roman Suvankul ve Tolganay adındaki bir çiftin toprağı ekip biçmeleri, bir gün kendi topraklarını ekmenin hayalini kurmalarını, geleceğe umutlu ve mutlu bakmayı, gelecekten ümit etmeyi kesmeyen bir çiftin daha sonra üç çocuk sahibi olmasını, Kasım adındaki oğullarının evlenip mutluluklarına mutluluk katmasını anlatır. Ansızın çıkan bir savaşta Tolganay'ın üç oğlunu ve eşini savaşta kurban vermesi, Alima'nın çok sevdiği eşinden ayrılmak zorunda kalması, yaşanan açlıkla, kıtlıkla, zorlukla kadınların mücadele etmeye başlaması , toprağın sürekli ekilmesi , geleceğin toprağa bağlı olması yazarın mükemmel kalemiyle okuyucuyu sıkmayacak şekilde ele alınmıştır.
Savaşın her zorluğuna göğüs geren kadınların mükemmel mücadelesi, vatansever erkeklerin topraklarını korumak için canlarını hiçe sayması, gencecik kadınların dul kalması, çocukların yetim kalması aslında yüzyıllardır devam eden savaşların acı tablosunu gözler önüne seriyor.
İnsanın toprakla ilişkisi, yağmur sonrası duyduğumuz güzel kokudan ibaret değildir. Bağrına atılan her tohumu, insan için lezzetli bir yiyeceği dönüştüren toprak, gizemli bir varlık kaynağıdır ve biz insanlara bir annenin rahmi gibi, sonsuz sığınma ve yaşama olanakları sunar.