Çünkü bu sure Hz. Yusuf'un kuyudaki mahrumiyetten Mısır'daki hakimiyete, orada vezirlik makamına ulaşmasındaki sıkıntılı süreçleri anlatırken her karanlığın ardında bir sabahın, her sıkıntıdan sonra bir felahın, yerleri ve gökleri sevk ve idare eden bir ilahın varlığını, her türlü zorluk karşısında O'na inanılması ve dayanılması gerektiğini bildirmektedir.
Allah'a inanan insanın özgür olduğuna inanıyorum. İnsan boynuna zincir atan, takan eşyadan ve öteki insanlardan, insanların tanrılaştırdığı kişi ve eşyadan insanı ancak Allah kurtarır. Yani insanı ancak Allah özgür kılar.
Bir başka anlatımla, müslüman, kendini müslüman bilmek veya saymakla
müslüman olamaz. Müslümanlığı bir varoluş haline getirmek borcundadır. Oluştan varoluşa geçmek, bu geçişi sürekli olarak geliştirmek ve verimlendirmek, bu varoluşun şuur ve sorumluluğuyla dolup taşmak kaygısını taşımalıdır o.