"Ey parlak yıldız, seherin oğlu, göklerden nasıl düştün! Sen ki, milletleri devirdin, nasıl yere yıkıldın! Ve kendi yüreğinde derdin: Göklere çıkacağım, tahtımı Allah'n yıldızları üzerinde yükselteceğim ve ta kuzeyde cemaat dağında oturacağım: Bulutların yüksek yerleri üzerine çıkacağım, kendimi Yüce Allah gibi edecegim."
14:12
ISAYA
Ah, aman küçücüğüm,
Pek geldi göreceğim!
Ahdettim, aman ettim,
Yoluna öleceğim.
Yokuştan yoruldun mu?
Sözüme darıldın mı?
Sen bana yar olalı
Boynuma sarıldın mı?
"Celal, kardeșini tebrik için gözlerinden öptün mü? Ne kadar mutlu bir evlilik, değil mi?"
"Kendisinden sorunuz!"
"Niçin sorayım?
Evlilik için gerekli olan asalet ve zenginlik ve mevki değil midir?"
"Hayır, anneciğim! Bence değil... Güzellik ve namus...
Sevgi de çoğu zaman bunların ardından gelir."
"Asalet ve gelecek kaygısı bunlara engel mi? Bence, herkes içinde ismi söylenecek bir kudreti, hüneri, zenginliği ve
asaleti olmayan bir insan ' yakışıklı' dır diye almak, düpedüz
adiliktir. Hem de evlilikte en çok aranılan karakter ve mizaç uygunluğu değil midir?