Kafanız dolu ama kitap okuma hevesiniz var ise beyaz duvarlara bakmaya son!:) Güzel, ince, kısa ve öz minnoş ekspresyonist öyküler içeriyor. 1 / 2 saatte de odağı kaybetmeden bitiyor. Biraz kara mizah bi tutam hayal gücü tamamdır.
Çekici gelen başka bir kısmı ise; kitabın sonunda yazarların kısa kısa hayatlarının anlatıldığı bir bölüm var. Değişik bulduklarımı öykü ve yazar isimlerini yazarak daha da kısaltacağım aşağıda ne demek istediğimi anlayacaksınız nasıl kafalar olduğuna dair.
* Altın bomba - franz held : hukuk okurken şiir yazmaya başlıyor, tanrıya hakaret ve anarşizmden yargılanınca kaçıyor, akıl hastanesinde ölmüş.
* Tavistock meydanı'ndaki suç - oskar panizza : müzik, felsefe, tıp okuyor. akıl hastanesinde çalışmayı bırakıp yazmaya başlıyor. akıl hastanesinde ölüyor.
* Patlayan kuyrukluyıldızlar - paul scheerbart : binaların beton yerine camdan yapılmasını savunuyor, küçük burjuva zihniyetine karşı bir ajan provokatör, astro-metafizikçi. Savaşı protesto etmek için kendini aç bırakarak ölüyor.
* Satürn'ün halkası - gustav meyrink : mizantrop. İflas edip okültizmle ilgilenmeye başlıyor. Budist oluyor.
* Teşrih - georg heym : 24 yaşındayken paten kayarken buz kırılıp düşen arkadaşını kurtarırken ölüyor, bunu da iki yıl önce rüyasında görmüş. İleri görüşlülük değil bu tamamen şanssızlık bak.
* Kalbim sağlıklı olsaydı - else lasker-schüler : annesinin ölümünden sonra sinir krizi geçirip kendisine bir dünya yaratıyor orda yaşıyor. Kalp krizinden ölmüş ironiye bakın.
* Rüya ve cinnet - georg trakl : eczacılıkta dikiş tutturamamış. Uyuşturucu bağımlısı. Bir hastanede çalışırken gördüklerine dayanamayıp overdose.
* Akbaba - franz kafka : eh bunu biliyorsunuzdur, en ünlüsü.