"Bir şey var aramızda
Senin bakışlarından belli,
Benim yanan yüzümden,
Dalıveriyoruz arada bir.
İkimizde aynı şeyi düşünüyoruz belki,
Gülüşerek başlıyoruz söze.
Bir şey var aramızda
Onu buldukça kaybediyoruz isteyerek.
Fakat ne kadar saklasak nafile.
Bir şey var aramızda
Senin gözlerinde ışıldıyor,
Benim dilimin ucunda."
Bu yolla gördüklerimi ve hissettiklerimi, henüz benim için bir gerçeklik haline gelmeyen dünya hücresinden bakan bir mahkûm gibi işe yaramaz bedenimde yaşayan zihinde olup bitenleri anlayabiliyordum.
Daha önce kendimi engelli birisiyle empati kurmak bile istemedim görüyoruz dışarada çevrede belki bi akrabamız en yakınımızda bunun düşüncesi bile çok kötüydü kitapta chrısty bi savaş içerisinde aslında ve bu savaşı o kadar güzel hissettirerek anlatmış ki empati kurmamak elimde değildi hani çok klişe bi söz vardır asıl engel zihinlerimizdedir diye bunu sözü hissedebiliyorsunuz ne savaşlar verdi bu yolda yanında olan sol ayağı ve annesiydi en büyü destekçisiydi bu kitabı kaleme alırken bile ne zorluklar çekti ve kitabı okurken bu hayatta şikayet ettiğim şeyleri durumları düşündüm düşünürken ise utandım.. kitaba saygınlığım ise daha da arttı...