Murat Ortapınar

Murat Ortapınar
@Esrauluu
Özel Hareket Polisi
Galatasaray Üniversitesi
Konya
Konya, 16 Ağustos 1997
6 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Tanrıdan daha aceleci olmamak gerekir ve onun kurduğu değişmez düzeni hızlandırdığını ileri süren her şey sapkınlığa yol açar. Ama en azından, böyle bir örnekten alınacak ders vardır. Yalnızca daha bilinçli ruhların, her acının derininde yatmakta olan sonsuzluğun görkemli ışığını görmesini sağlar. Bu ışık kurtuluşa giden alacakaranlık yolları aydınlatır. Eksiksiz biçimde kötüyü iyiye dönüştüren Tanrısal iradeyi açıklar. Bugün bile, bu ölüme, acıya ve uğultuya doğru gidişin içinden bizi esas sessizığe ve her yaşamın ilkesine doğru yöneltiyor. İşte kardeşlerim, buradan işkence eden sözlerle değil, huzur veren sözlerle çıkmanız için, size sunmak istediğim sonsuz teselli işte bu."
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sürgünler arasında en ilginç durum olan ve o konuda anlatıcının belki en elverişli durumda bulunduğu sevgililerden daha açık bir biçimde söz etmek gerekirse, aralarına pişmanlığı da katmamız gereken daha başka iç sıkıntıları çektiklerini belirtmemiz gerek. Gerçekten de bu durum, onların kendi duygularını bir tür ateşli nesnellikle gözlemlemelerini sağlıyordu. Ve bu fırsatlar karşısında kendi güçsüzlüklerini açıklıkla görmemeleri çok enderdi. Uzaktaki kişinin yaptıkları ve davranışlarını tam olarak düşünmekte zorlanmaları ilk fırsatı veriyordu onlara. O zaman, o kişinin zamanını iyi' değerlendirmemiş olmalarına yanıyorlardı; onun zamanıyla ilgili daha iyi bilgi edinmekte ihmalci davrandıklarından, seven kişi için sevilenin zamanını nasıl değerlendirdiğinin tüm keyiflerin kaynağı olmadığına inanmış gibi yapmaktan ötürü kendilerini suçluyorlardı. Ve o andan başlayarak aşklarının derinine gitmek ve kusurlu yanlarını incelemek onlar için kolaylaşıyordu. Normal zamanda, bilinçli ya da değil, kendini aşamayacak aşkın olmadığını hepimiz biliyorduk, yine de az ya da çok, belli bir dinginlikle, kendi aşkımızın orta karar olduğunu kabulleniyorduk. Ancak anı daha titizdir. Ve çok tutarlı bir biçimde, bize dıştan gelen ve tüm bir kenti vuran bu talihsizlik, bizi öfkeye boğabilecek haksız bir acı getirmekle kalmıyordu. Aynı zamanda, kendi kendimize acı çekmemizi sağlıyor ve böylece bizi acıyı kabullenmeye itiyordu. İşte bu da hastalığın dikkati başka yöne çekme ve işleri karıştırma yollarından biriydi.
Dini duygular, derin inanç ortamlarında ve de dönemlerinde muazzam bir gücün ortaya çıkmasına neden olur. Sebebide zaten güçlü olan ve tutarlı bir şekilde bir araya getirilmiş temel duygulardan faydalanılmasıdır. Toplumsal baskı korkusu, dini temsil eden otoriteye karşı saygı, eğitim yıllarının birikmiş alışkanlıkları, günay işleme korkusu,  sürekli, her yerde bizi gören, duyan hatta düşüncelerimizi bilen tanrı düşüncesi, ondan beklemen umutlar, bütün bunlar bilincimizde basit gibi görünen ama aslında karmaşık ve mühim bir yer edinir. İçimizi yakıp kavuran bu duygunun düşüncelerimiz ve eylemlerimiz arasındaki bağı lehimler. İşte bu nedenle üstün dini duygulara sahip kişiler küfre karşı fazla eğilim göstermezler çünkü çok çabuk boyun eğerler ve bunda samimidirler. Ahlaki açıdan zayıf olanların zihnini yakıp kavuran cinsel istek onlarda öylesine mat edilmiş, yok edilmiş, arındırılmıştır ki onlar için iffeti korumak bir sorun olmaktan uzaktır. Bunun sadece üstün duyguların karşı koymasıyla, çok güçlü eğilimler karşısında kazanılmış büyük bir zafer örneği olduğunu düşünüyorum.
Sayfa 179·Kitabı okudu
Alıntı
Başımıza gelenler ise nefsin isteklerinden başka birşey değildir. Arzular gerçekleştirçe gerçekleşiyor, bizde kendimizi özgür zannediyoruz. Akıl, güçsüzlüğünden utanmış olarak, kendini kral zannederek oyalanmayı sever. İşin gerçeği, arzularımız, aklı hiçe sayarak dilediğini yapar. Meterologun sadece atmosferin yoğunluk derecesi bilgisine göre yağmurun yağacağını bilmesi ancak yağdırmaya gücü olmaması gibi aklından bu mücadelenin 1 sonucuna pek tesiri yoktur. Fakat özgürlüklerini elde etmek için hiçbir çaba sarfetmemiş olanların duymayı hak ettiği bir kural yok. Çünkü insanlar sadece sahip oldukları bir kuralın gücünden istifade edebilirler. Şu an da sahip olamadığımız bir irade hakimiyeti kabiliyetini zaman bize elde etme imkanı sunar. Yeni zaman en büyük kurtarıcımızdır. Aynı zaman da aklımızın tutkularımızın ve hayvanı hislerin boyunduruğundan kurtulmasını sağlar. Çünkü duygu durumları adete vahşi ve kör güçler gibidir. Akıl kurnaz davranarak ve zamanla ittifak kurarak, yani taktiksel bir oyunla, sabırla, sakin ama kararlı bir şekilde yavaş yavaş mutlaka iradenin iktidarını ele geçirebilir.
Sayfa 177·Kitabı okudu
Alıntı
Fiziksel ve zihinsel hastalığımızı, tembelligimizi kahve içerek engelleyebiliriz, ancak bu kalbin hareketini hızlandırır, bir tür spazm yaratır, üstelik bir cok kisi için sinire sebebiyet verebilir, sinirli bir cok insanda sinir bozukluğu, nefes darlığı ve el kolun titremesine sebep olabilir, böylelikle onları kaygıya sebepsiz endişeye, hatta onları akıl dışı korkuya sevk edebilir
Sayfa 173·Kitabı okudu
Alıntı