Mehmet ettar

"Zaman geçip gidecek ve kendi içine batmış, binbir aksiliğin yaşandığı bu coğrafyada hayatta kalırsan, yine de sararıp kuruyup gideceksin sonunda. Bakmışsın ki, ortalarına gelmişsin hayatın ve içindeki çölden başka hiçbir kazancın olmamış. Ellerin bomboş." Kuru Otlar Üstüne / 2023
Reklam
Ümidin nesnesi bazan çürük çıkar. Çünkü değerler değiştiğinde tanrılar değişir. Tanrılar eskir. Din adı altında veya değil. İnsanın aczi, artık puta çevirdiği eski tanrıların yerine put olmadığına inandığı yeni ve hakiki tanrı(lar)ı koyar. İnsanın iman ihtiyacı, inandığı tüm tanrılardan daha büyüktür. Tanrı’nın vefatının hemen akabinde insanın ölümünün vuku bulması bir tesadüf değildir. Din eleştirisinde bu hakikati ıskalayanlar, putlar pazarında felsefi vurgun yaptıklarını düşünebilir. Ancak din konusundaki gerçek, aklın bilimsel mengenesine sıkıştırılamayak kadar ümidin konusudur. Kaderin üstünde bir kader bulabilen insanda tüm tanrıları tüketen bir iman vardır. Çünkü ümidin nesnesi ümidin bir bahanesi, bir vesilesidir. İnsan dediğin nedir? İnsan ümide iman etmektir.
İnsanın Kötülüğü Üzerine
"Metruk bir değirmen gibiydim. İşe yaramaz, gözden çıkarılmış. Kuşların bile uğramaktan vazgeçtiği yıkılmayı bekleyen bir değirmen. Yeryüzünün unutulmuş bu ücra köşesinde başka bir çok şey gibi
Kuru Otlar Üstüne
“Anlaşılmak istiyorum kendi ülkemde ama anlaşılmasam da ne yazar ki? Kıyısından geçerim doğduğum diyarın , eğik yağan bir yağmur gibi…”
Muhafazakârlık Nedir?
Başka türlü bir şey’i tasavvur ve hayal edememekten, ondan da önce, başka türlü bir şey’e açılan tasavvurları adeta kızgınlıkla karşılamaktan söz ediyorum. Başka türlüsü de mümkünmüş’e, böylesi de olabilirmiş’e aralık bırakmayan, merakın kepenklerini kapatmış bir “Bu, böyledir” eminliği… En yalın ifadesiyle: Meraksızlık. Bu ‘sayede’, sormamak – gerçekten, cevaptan bir şey öğrenmeyi umarak, sormamak. Bu ‘sayede,’ dinlememek – gerçekten, ne diyeceğine kulak vermek üzere, dinlememek.Hep alıştıkları gibi söylensin isterler. Alışıldık cümleler, bildik kelimeler işitmek isterler. Aynı şeyin başka kelimelerle anlatılmasından huylanırlar. Övdüklerinin başka türlü övülmesinden, yerdiklerinin başka türlü yerilmesinden bile huylanırlar.
Reklam