Evin AKKAYA

Evin AKKAYA
@Evingibi
Radikal bir çiçek
13 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
'Çok acılar çeken bir halk olmamız, diğerleri gibi insanlar olmamıza engel değildir.'
herkes öldüğü zaman geride bir şey bırakmalı. Bir çocuk, bir kitap, bir resim, bir ev, yapmış olduğu bir duvar ya da bir çift ayakkabı. Ya da ekili bir bahçe. Ellerinin bir şekilde dokunduğu ve ruhunun öldüğün zaman gidebileceği bir şey, öyle ki insanlar senin diktiğin ağaç ya da çiçeğe baktığı zaman seni orada görebilsinler. Ne yaptığın önemli değil, yeter ki sen ellerini onun üstünden çektiğin zaman, ona dokunduğun zamanki halini değiştiren bir şey yapmış olasın. Otları sadece biçen bir adamla, gerçek bir bahçıvan arasındaki fark dokunuştadır. Otları biçen bir adam orada hiç bulunmamış gibidir, fakat bahçıvan ömür boyu oradadır.”
..Bayım, genç olduğum zamanlar, bilgisizliğimi insanların yüzlerine vurdum. Beni sopalarla dövdüler. O zamanlar kırkımdaydım ve kör aletim, benim için iyi bir keskinliğe ulaşıncaya kadar bilendi. Eğer bilgisizliğini saklarsan kimse sana vuramaz, ama hiçbir zaman öğrenemezsin.
Kitap kağıtlarının tutuştuğu ısı derecesidir.
Bir kadının içinde doğduğu ve altında yaşadığı en yıkıcı kültürel koşullar, insanın ruhuna danışmadan boyun eğmesinde ısrar eden; sevecen bağışlama törenleri olmayan bir kadını ruhu ile toplum arasında seçim yapmaya zorlayan: ekonomik zümreler ya da kast sistemleri nedeniyle başkalarına merhameti engelleyen; bedenin "temizlenmesi" gereken bir şey ya da emirle düzene sokulacak bir tapınak olarak görüldüğü; yeni, olağandışı ya da farklı olanın hiçbir zevk uyandırmadığı, merak ve yaratıcılığın ödüllendirilmek yerine cezalandırılıp küçümsendiği ya da ancak bu kişi kadın değilse ödüllendirildiği; bedene acı verici eylemlerin uygulandığı ve buna kutsal dendiği ya da ne zaman bir kadın cezalandırılsa, Alice Miller'in dediği gibi, bunun "onun kendi iyiliği için yapıldığı;ruhun kendi başına bir varlık olarak kabul edilmediği toplumlarda görülür.