Fedakarlık; insanın sahip olduklarını, kazanımlarını karşısındaki kişiye verebilmesidir. İki türlü fedakarlık vardır; biri karşılık beklemeden, diğeri karşılık bekleyerek fedakarlıkta bulunmaktır. İdeal olan, karşılık beklememektir ama bunu yapmakta kolay değildir. Karşılıksız fedakarlık yapmak konusundaki tavrımız, karşı taraftaki kişinin kişiliğine göre değişir.
Bizim geleneksel yapımızda, erkekler eşlerine "seni seviyorum" dedikleri zaman, onun kontrolünü kaybedeceğini, kendilerinin de otoritelerinin zayıflayacağını düşünürler. Kadınlar ise genellikle sevgiyi ifade etmenin ayıplanacağı anlayışıyla yetiştirilirler. Halbuki nasıl yüz sene öncesine göre kıyafetler günlük ihtiyaçlar değiştiyse, bazı davranış kalıplarının da değişmesi kaçınılmazdır. Zaman içinde kaçınılmaz olarak değişen davranış kalıpları sevgi dilleri için de geçerlidir.
"Tutkularının esiri olanların zihinleri sadece bir hedefe kilitlenmiştir; arzularını hayata geçirmek. O andaki tek amaçları budur, geriye kalanlar teferruattan başka bir şey değildir."
"İnsanın içinde doğuştan sevgi potansiyeli vardır ama sevgi dilleri sonradan öğrenilir ve kültürlere göre değişir. Kişideki sevginin ve sevgi dillerinin tohumları küçük yaşlarda atıldığı için, çocuğa sevginin ve sevgiyi ifade etmenin öğretilmesi gerekir."