İnsanların ne düşündüğüne son derece az değer verdim, çünkü en sert biçimde kendi düşüncemle ilgili oldum hep ve bu yüzden insanların ne düşündüğüne ayıracak zamanım olmadı, bunlara aldırmadım, bugün de aldırmıyorum ve hiçbir zaman da aldırmayacağım. İnsanların ne söylediği beni ilgilendiriyor, ama her şeyden önce asla ciddiye alınamaz.
Görüyorsak eğer, bakışımızı her yere ve her şeye yönelttiğimizde çıtayı hep çok yükseğe koyup başarısız olanları görüyoruz.Ama öte yandan diye düşünüyorum, çıtayı sürekli aşağıda tutarsak nereye varırız?
Ve gerçekten durmadan yapmak istediğimiz şeyi yüceltiriz, aslında her zihinsel iş diğer bütün işler gibi ölçüsüz derecede yüceltilir ve dünyada hiçbir zihinsel iş yoktur ki bu her şeyiyle yüceltilen dünya onsuz yapamasın, aynen bu dünyanın onsuz yapamayacağı hiçbir insan ve dolayısıyla hiçbir şeyin olamayışı gibi, tıpkı cesaretimiz ve be gücümüz olsaydı her şeyden vazgeçilebileceği gibi.
Çok eskiden beri hiç ama hiç kimsem olmadı,diğer herkesin bir kimsesi oldu, benim olmadı, hiç değilse ben olmadığını biliyordum, diğerleriyse hep benim de bir kimsem olduğunu öne sürüyorlardı durmadan, senin de bir kimsem var diyorlardı, oysa ben kesinlikle emindim birinin olmadığına, belki de bu düşünceydi egemen olan, mahveden, kimseye gereksinim duymamam yani.