Yaşlı bir Kızılderili; biri siyah biri beyaz iki köpek beslermiş. Bir gün torunu dedesi ne neden iki köpek beslediğini ve bunların neden siyah ve beyaz renkte olduklarını sorar. Yaşlı adam şöyle cevap verir: "Onlar benim için iki simgedir evlat ;iyilik ve kötülük. Bu ikisi sürekli mücadele içindedir içimizde." Çocuk: "Peki sence hangisi kazanır bu mücadeleyi" diye sorunca yaşlı adam:"Elbette ben hangisini daha iyi beslersem ." cevabını verir.
Hiç anımsamıyorum, dedim; demek ki unutmuşum.
Yine unutacaksın kuşkusuz, belki bir kez daha soracaksın.
Desene yaşam tekrarlardan oluşuyor…
…
Tekrarlardan değil, dedi; tekrarların tekrarından.
Belki de doğru düşünüyordu; herkesin bir yoku vardı köyde, herkes kadar bir yoklar sürüsü vardı da evlere girip çıkıyorlardı insanlar gibi, kahveye oturup çay içiyor, tarlada çalışıyor, çınarın gölgesinde toplanıyor ve ölümlerde ağlayıp düğünlerde oynuyorlardı.
O zaman anlamış bütün gerçeği, ne yürüyormuş ne duruyor. Yürüyorum dediği, durmanın ta kendisiymiş. Düş gibi bir şey yani... Koşarsın koşarsın da varamazsın hani; içindeki umut varamadığın kadar büyür. Sen bakarsın ışıltıyla. İleriye uzanırsın ( uzanmak istiyorsun yalnızca ), uzandıkça da kolların uzar babam uzar...