spinoza'ya has bir nokta olarak göze çarpan bence , üstün mutluluğun büründüğü somut çehrenin sevinç olmasıdır. oysa antikçağın bilgelik okulları, özellikle de epikursoçuluk ve stoacılıkta sevince yer yoktur: hakiki mutluluk daha ziyade sükunet, sıkıntıdan azadelik görnümündedir. bilgelik arayışı aynıdır -mutluluğu dış nedenlere bağımlı kılmamaktır- ancak sevince bu özgün yöneliş, ortaya çıktığı andan itibaren spinoza bilgeliğinin ayırt edici unsurudur.
olaylar karşısında anlık hislerimizle hareket etmek yerine onları anlamaya çalışalım. her şeyin bir nedeni olduğunu anladığımızda ve falanca doğa olayını yahut filanca insan davranışını ortaya çıkartan nedenler zincirini kavradığımızda ahlaki yargı, ihtihza, şikayet veya öfkeden hiçbiri kalmayacaktır geriye.