Eylem

Eylem
İnsanlar kırıcıydı kitaplara sığındım.
Genetik Mühendisi
Lisans
İzmir
İzmir
115 okur puanı
Şubat 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·59 syf.··
2017 73. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mart 2017 19:57
İlhami Algör'ün okuduğum ilk kitabı idi. Okuyanlar da fark edecekti ki, anlaşılma kaygısı gütmeyen bir yazardır kendileri. Bu kitabında kullandığı dili, diğer kitaplarında da sürdürmüştür. Kafa karıştırır, sürekli başka şeylerden bahseder ama eninde sonunda esas kadına bağlar cümleyi. Müzeyyen'e gelince; yazarına kendisini yazmayı öğreten, cezbeden, aşık eden, hayran bırakan ve sonunda terk eden bir kadın. Yazar Müzeyyen'i öyle bir yere koymuştur ki, her baktığı yerde onu görür. Müzeyyen bir ütopyadır artık. Yanındadır ama gitmesi de kaçınılmazdır. Yazar da kitap boyunca aslında bu kaygıyı taşır. Sadri Alışık'a kızması da bundandır aslında.
Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutkuİlhami Algör · İletişim Yayıncılık · 201434,8bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

Eylem

, bir kitap okudu
Puan vermedi·59 syf.··
12 saatte okudu
·
2017 73. kitabı
İlhami Algör
6.2/10 · 34,8bin okunma
Her konunun kendine göre bir kum saati, vadesi vardı.
Bir de, şehirde olan ancak şehre ait olmayan, gerçek mi düş mü olduğuna karar verememiş, karar vermeye de pek niyetli görünmeyen mekânların bakışları vardı. Sokaklarından birine girdiğinizde,sokak, ortalıkta olmayan birilerince sahiplenilmiş hissi veren, adımınızı attığınız andan başlayarak,yabancı olduğunuz duygusunu ense kökünüze fısıldayan bir sokak olur, pencerelerde perde aralıkları,belli belirsiz kıpırdar, kapısını bir müşteriye hiç açmamış gibi duran adeta boş dükkânda bir adam,başını işinden kaldırıp bir an bulunduğunuz yere doğru bakar ve dışarıda görülebilecek hiçbir şey yokmuş gibi işine dönerek, o kısacık an içinde sakin, tepkisiz haliyle sizi yok saymayı becerirdi.