Penceremden dışarı bakıyorum.yermi milyon insan koca bir şehir öyle bir kalabalıkta İnsan tek başına kalabilir mi öyle Yalnız ki öyle dert var ki Anlatamadığım derdimi anlayacak birini öyle bir sarılasım var ki Allah dertli veren kalplerdedir biliyorum ama yine de gelse diyorum gelse bilmem kaç yıldır yanan bu ateşte sarılsam omuzunu ıslatsam İkimizin De kefareti olsa Bu gözyaşları Penceremden baktığımda tek bir ağaç görebiliyorum ağaçtaki yaprak sayısınca da insan insanlar para edecek her şeyi yakıp yıkıyorlar İyi ki bizim Dediklerinden bir şey anlamıyorlar İyi ki yalnız kalabiliyoruz bir yaprak düşüyor pencerenin önündeki ağaçtan işte diyorum birsevda daha bitti seviyorum diye biri daha Gitti Diyorum süzüldü ve yavaşça gitti Bazen öyle giderler ki sanki bir gün geleceklermiş gibi ama gelmezler..
zaten en acıtan şeyde gitmeleri değil sanki bir gün geri gelecekmiş gibi gitmeleri olur
Kağıdın bir aşk mektubu olduğuna şüphe yoktu .kokulu bir kağıda yazılmıştı,tıpkı romanlardaki gibi bir kağıda ve haince küçültülmüş,bir kadın mendilinin altına rahatça saklanabilecek şekilde katlanmıştı.
...ama mutsuzluk içindeki bu saygıdeğer insana hakaret etmeyi bırakmayı öğütlerim _ her türlü saygıyı hak ettiğini söylemiyorum,ama en azından eğitimli bir insana ,ikide bir lanet okumak yakışmıyor.