Eskiden birlikte olduğum insanları görmekten hiç hoşlanmam. Hele böyle hiçbirşey olmamış gibi, içtenlik, dostluk numaralarından iyice nefret ederim. (Bagırır.) İnsan eski sevgilisini görünce bıçaklamalıdır!
Çünkü ne yapacağımızı biliyor. Biraz çalışacağımızı; göğsümüzü şişirebilirsek şişireceğimizi, ama her halükarda şişkin duracağımızı, böylece biz daha birşey yapmadan, zorlanmadan, karşımızdakinin ezilip büzüleceğini; daha da beteri, bundan dolayı bir alçakgönüllülük takınacağımızı; böylece kendimize "hazımsız biri değil" dedirteceğimizi; çevremizdeki herşeyden beslenmeye çalışacağımızı; on yılda bir, minik varoluş krizlerine gireceğimizi; sonunda bize benzeyenlerin yanına gideceğimizi; şansımız yaver giderse bizim için "örnek insan" deneceğini;
böylece tarihin tüm doyumuyla işlevini tamamlayacağını biliyor. Horgörüyor bizi; kaçtı bizden.
Bir harita çıkarılır ortaya ve ... 'şuraya gidelim', denir. Planlar yapılır; hatta evin yeri, götürülecek şeyler, saptanır. Ama bu, o an içindir; o anı kurtarmak, zorda kalındığında da bir düş ölüsü gibi raflardan indirip kullanmak, rahatlamak, harcamak içindir. Oraya hiç gidilmeyeceği bilinir. Yanından geçilse bile, oraya girilmez. Orası zor anlar içindir, ve saklanır.