İnsan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. Bekleyip durur insan. Hiçbir şey olmaz. İnsan bekler, bekler, bekler, şakakları zonklaya dek düşünür, düşünür, düşünür. Hiçbir şey olmaz. İnsan yalnız kalır. Yalnız. Yalnız.
Bu insan, yaşamın içinde öylesine bir yer edinmişti ki kendisine, sanki bu ülkenin, hatta bu dünyanın insanı değildi.
Böylesi bir insanın öyküsü nasıl anlatılır?
Kime anlatılır?
Kim inanır?