Jack London’da kendi hayatından izler taşıdığı parçalar bulunur; yoksulluktan gelmesi, edebiyat çevresine geç girebilmesi gibi özellikler taşır baş karakterimiz Martin de.
İşçi sınıfından olan eğitimsiz karakter Martin’in Ruth’a aşık olmasıyla adeta bir serüvene çıkarıyor bizleri. Martin’in edebi yazıları toplum tarafından kabul görülmeyip beğenilmez yüzlerce redde karşı Martin yazmaya üretmeye devam eder yazılarını…
Fakat sonrasında başarıya ulaştığında edebiyat ve toplumun sahte dünyasıyla karşılaşır, Martin’in bu durumda idealleri erimeye başlamıştır, şöhrete kavuştuğunda kendisini yanlış ve yabancılaşmış hisseder çevresine, olduğu topluma karşı. Bizlere şöhrete kavuşmak mutluluk getirir mi? Sorusunu soruyor okuyuculara. Martin’in çarpıcı ve üzücü vedasıyla biter roman..