O vakitki hali, çöllerde kalıp da "Ya suyum biterse?" diye yıllarca matarsındaki suyu içmeden susuzluk çeken bir divanenin hali gibiydi. Ömrünün yarısından fazlası onun bir gün çıkıp geleceğinin hayalini kurarak geçmişken o geldikten sonra kaybetme korkusuyla vuslatı reddetmek...
Eğer ölüm olmasaydı yaşam sürekli bir uyuşukluk olacaktı. Tanrıya bize ölümü verdiği için şükredelim çünkü yaşam ölümle anlam kazanıyor. Günün anlamı olması için gece, konuşmanın anlamı olması için sessizlik, barışın anlamı olması için savaş gereklidir. Ona dinlenmenin ve neşenin anlamlı olması için bize kaygı ve tedirginlik gönderdiği için şükredelim.