Ezgi Erden Güngör

Ezgi Erden Güngör
@EzgiErden
7/10
·400 syf.··
2025 12. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2025 10:26
#spoiler içerir Kitabın sonuna geldiğimde aynı Kiraz gibi benim de bir Haruki Murakami romanı okuduğumu anladım. Karakterler, kurgu, distopik atmosfer, anlatım hemen hemen mükemmel derken kitabın sonu hayal kırıklığına uğrattı. Tıpkı meraktan günde 200-300 sayfa kendini okutan Murakami romanları gibi sonu bir sürü soru işaretiyle okuru öylece bırakıveriyor. Barkın neden ve nasıl kaçırıldı? Ondan önceki çocuk neden kaçırılmışken otoyola bırakıldı da Barkın bırakılmadı? Natali neyden korkuyordu? Bakıcı kızlar neden öldürüldü? Barkın nasıl ve neden uyutuldu? Onu kaçıran adam kimdi? Sinem neden kendi evine zarar verdi? Giray’ın rüyasında neden 4 tane bebek yatağı vardı? Neden bu soruların hiçbirinin cevabını alamadık? BAYYPAS keşke sadece kitabın geçtiği distopyayı şekillendirmekle kalmasaydı ve hikayeye de ucundan kıyısından dokunsaydı. Bir konunun hakkını vermem gerekiyor. Nasıl ki Atmaca’da Körburun’un Onur Öğretmenine rastladıysak bu kitabın sonunda da Kar Kuyusu’na ait tatlı bir tesadüf bizi bekliyor. Yazarın bu sürprizlerini seviyorum.
04:00Hikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2021661 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Anna Karenina #spoiler içerir#
Puan vermedi·1062 syf.··
2024 14. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2024 13:09
Anna Karenina'yı, Orhan Pamuk ona bu kadar değer verdiği ve en önemli edebiyat dersi olarak gördüğü için okudum. Saf ve Düşünceli Romancı'yı okumaya başladığımda, onu okuyabilmem için, önce başka bazı kitapları ve Anna Karenina'yı okumak gerekeceğini düşünüp bırakmıştım. Şimdi de Anna Karenina'yı bitirdim. Nabokov sonsözünde: "Şunu keşfetti Tolstoy: (Hiç kuşkusuz, kendisi de bilemedi keşfini) Yaşamı, çok hoşa gidecek bir biçimde, tastamam, biz insanoğullarının zaman duygusuna denk düşecek biçimde canlandırmanın yöntemini..." derken, Anna Karenina'yı daha iyi anlatamazdı. Gerçekten de benim gibi bir okurun; romanda anlatılan olaylardan 150 yıl sonra, başka bir ülkede, başka bir dilde, Anna'nın yaşadığı toplumdan tamamen bihaber bu romanı okuyup Anna'nın - hem de bütün diğer karakterlerin - duygu ve düşüncelerini hissetmesi, bunları okumaktan keyif alması, ancak böyle bir anlatımla mümkün olabilirdi. Anna'nın Vronski'yi garda gördüğü ilk an, ardından Vronski ile dans ettikten sonra tren yolculuğundaki heyecanı, Levin'in çiftliğinde ilkbahar, biçilen otlar ve köylüler, Vronski'nin soluk kesen at yarışı, Anna'nın kocasına itirafı, Levin ile Kiti'nin tebeşirle birbirlerine yazdıkları, Levin'in kardeşinin upuzun ölüm anları, Anna'nın Seryoja'nın 10. doğum gününde onu görmeye giderken yaşadıkları, Seryoja'nın duygu dünyası, Varenka ile Sergey İvanoviç'in kısacık ve başlamadan biten aşk öyküsü, Kiti'nin zorlu doğumu ve Levin'in hisleri, Doli'nin hayatı ve ailesi hakkındaki düşünceleri ve bunları Anna'yı gördükten sonra tekrar yorumlaması, Anna'nın içinde büyüyen kıskançlık ve huzursuzluk, Kiti ile son karşılaşmalarında her ikisinin hissettikleri, ardınan Anna'nın intihar ettiği o pazar günü gördüğü, yaptığı, düşündüğü her şey, Levin'in çocuğuna ve inancına karşı
Edebiyat
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
Upuzun bir hikaye
9/10
·536 syf.··
2024 12. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 16 Temmuz 2024 23:45
İncelemeler arasında birisi bu kitap için uzun bir dedikoduya benzediğini söylemişti, gerçekten anlatmak için daha doğru bir tabir bulamıyorum. Kitap sonsuz gibi görünen bir karakterler sarmalında, zamanda ve şehirlerde bir ileri bir geri giderek ilerliyor ve tüm karakterler bir zincirle bir diğerine bağlanıyor. İnternetten okuduğum kadarıyla kitabın 289 karakteri var ve yazar bunların 150’sinin hikayelerini anlatıyor. Başlangıçta bu anlatım beni yordu, çünkü roman okurken bir karaktere bağlanmayı severim. Kitabın ilk karakteri Ülkü Birinci ise kesinlikle insanı kendine bağlayabilecek biri değil. Hatta bu yüzden önce yarım bıraktım, ama sonra bir şans daha verdim. Biraz daha okuyunca daha çok sardı. Bir süre sonra çok keyifle okudum. Kitabın içi gerçekten çok hoş, tadı damağınızda kalan insan hikayeleri dolu. Birden çok Cumhuriyet dönemi romanı, matruşka bebekler gibi iç içe geçmiş gibi hissettiriyor. Favori karakterim Türkan Kaymakoğlu oldu. Demir Demir, Süslü Salih, Bedia Hanım ve Erdem Bey, kara saçlı Zabel, Karnik Sabuncuyan ve Nıvart da aklımda kalan ve hikayelerini sevdiğim diğer karakterler. Okuduğum ilk Ayfer Tunç romanıydı ve beklentimin üzerindeydi, bu yüzden okumaya devam edeceğimi düşünüyorum.
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa TarihiAyfer Tunç · Can Yayınları · 20195,5bin okunma
Akıcı ama yeterince derin değil
6/10
·592 syf.··
2024 13. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2024 00:00
Kitap oldukça akıcı, uzun olmasına rağmen kısa sürede bitirebilirsiniz. Olay örgüsü ve sizi kitaba bağlı tutan merak unsuru, hatta biraz da karakterler bana Haruki Murakami okuyormuşum gibi hissettirdi. Ama çok sevdim mi, hayır. Olay örgüsünü fazla tesadüfi buldum. Baş karakter Daniel bir şekilde her zaman doğru zamanda doğru yerde. Merak ettiği soruların cevabı için kimi aradıysa hiç zorlanmadan buldu ve bulduğu insanların hiçbiri onu reddetmeyip hepsi ona saatlerce bilmek istediği şeyleri anlattı. Kitapta çok az kötü ya da istenmeyen olay var ve her şey iyimserlikle güzel sonuçlanıyor. Olay örgüsü ilginç ve karakterler başarılı, ama yine de kitabın sonu çok önceden öngörülebilir. Spoiler olmaması için yazmayacağım ama okuyanlar anlayacak, bir karakterin ölümü dışında beni gerçekten şaşırtan hiçbir şey olmadı. Lain Coubert’ın kim olduğunu bile daha bu karakter kitaba girer girmez anlamıştım. Serinin devamını okursam, daha ağır ve yoğun bir kitap okuduktan sonra belki dinlenmek için okurum.
Edebiyat
Rüzgarın GölgesiCarlos Ruiz Zafon · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20211,501 okunma
Harika Bir Hayat
10/10
·376 syf.··
2024 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2024 16:18
Hikmet Hükümenoğlu'nu daha önce hiç okumamıştım, kitabın Yunus Nadi ödüllü olması bana güzel olabileceğini düşündürdüğü için aldım. Bu izlenim doğru çıktığı için çok mutluyum! Yazarın karakterlerini, seçtiği zaman dönemini (1920-1960 arası diyebiliriz), sade ve akıcı dilini, ucundan kıyısından büyülü gerçekçiliğini (Harika'nın nesneleri havalandırmasından bahsediyorum) çok çok sevdim. Dipnotlarına ve karakterlerine verdiği sözlere ise bayıldım. Çok sevdiğim Kafamda Bir Tuhaflık'ta da hikaye devam ederken karakterler yer yer söz alıyor ama bunu yaparken doğrudan yazarın sözünün arasına girerek konuşuyorlardı. Hikmet Hükümenoğlu karaktere söz vermeden önce bunu belirtiyor, arkasından karakterden hikayenin o kısmıyla ilgili görüşünü ya da hatırladığı bir ayrıntıyı bir paragrafta dinliyoruz. Çok hoş bir teknik. Kitaba yapacağım tek eleştiri, karakterlerin dış görünüşlerinin yeterince betimlenmemiş olması diyebilirim. Harika'yı, Melek Hanım'ı, Gülizar'ı gözümde daha rahat canlandırabilmek isterdim. Okunması kolay bir kitap, uzun okumalar yapamayan ya da okumayı çok sevmeyenlerin bile kolaylıkla okuyabileceği bir eser.
Edebiyat
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,675 okunma