Bakım veren kişi (anne) ve bebek biyolojik olarak birbirine bağlanmaya yatkındır. Yeni doğan,bağlanma davranışını kendinde ve annesinde ortaya çıkarmak için biyolojik olarak donanımlıdır. İlk aylarda ağlayarak, annesine yapışıp sarılarak ve gülümseyip kuş cıvıltısına benzer sesler çıkararak annesini yakınında tutan bebek, daha sonra emekleyerek ve yürüyerek annesini takip eder.
Genellikle ebeveynlik görevlerinin yanı sıra evin dışında da çalışan anne babaların uyarılarının arkasında durmakta zorlandıklarını görüyorum. Çocuğumla geçireceğim çok az zaman var. Bu zamanın huzurlu geçmesini istiyorum." Gibi bir hesapları var. Ancak bu düşünce biçimini oldukça yetersiz buluyorum. Kararınızı uygulamak olumsuz davranışı bertaraf etmekle kalmaz,bu davranışın tümüyle ortadan kalkmasını ve böylece birlikte daha keyifli zaman geçirmenizi sağlar.
“Anlaşılmak, sevilmekten daha derin bir ihtiyaçtır.”
“Haklı olmak değil, birlikte kalabilmek zor olandır.”
"İyileşmek, iki kişinin de cesaret etmesiyle başlar.”
Toprak Ana, emeğin, savaşın ve anneliğin romanı. Tolgonay Ana’nın direnci insanın içine işliyor. Büyük olaylar değil, küçük acılar anlatılıyor ama etkisi çok büyük. Bitince toprağa, kadınlara ve özellikle savaşa bakış değişiyor.