Ve hayalperest boş yere, külleri karıştırır gibi eski hayalleri karıştırır, o küllerde bir kıvılcım olsun bulmaya çabalar ;onu üflemek, soğuyan kalbini canlanan ateşle ısıtmak ve ondaki daha önceden tatlı tatlı gelmiş, ruhu huzursuz etmiş, kanı kaynatmış, gözlerinden yaşlar akıtmış ve kendini görkemli bir şekilde kandırmış olan şeyi tekrar diriltmek için!
Önemli olan bir kaçış olasılığıydı, bu acımasız törenin dışına doğru sıçrayıştı, umudun bütün şanslarını sunan çılgın bir koşuydu. Umut, nefes nefese koşarken bir sokağın köşesinde, arkadan yetişen bir kurşunla vurulmaktı elbette.