Emirhan

Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Özellikle, bu tarihî romanda zorunlu kılınan tek sorun, gerçek tarihî olaylar ve karakterler ile kurgusal olaylar ve karakterler arasındaki, yani rasyonel bir örüntünün sembolleri ile düzensiz ve önceden kestirilemeyen yaşamın sembolleri arasındaki uygun ilişkiydi. Gerçekten de, ilk ve en etkili tarihî roman olan “Yuri Miloslavski”ta Zagoskin gerçeklere dayalı tarihî malzemeyi ileri sürmek için dipnot kullandığında, sonradan gelen tüm tarihî romanların çözmek zorunda olduğu problemin sadece en çıplak biçimini belirliyordu: Sadece tarihi sayfalara dökmek yeterli miydi, yoksa onu bir şekilde hikayenin konusu içinde asimile etmek mi gerekiyordu? (Zamanın önemli yazarlarından Odoevski sorunu düzgün bir biçimde ifade etmiştir: “Scott romanı tarihin içine soktu; taklitçileri, özellikle biz Ruslar ise, tarihi romanın içine soktuk.” Odoevski, tam bir Rus romanı oluşturmak için Rus tarihine ilişkin bir kitabın sadece bazı sayfalarını alıp bir araya getirmenin budalaca olduğunu ifade etmişti. İlgini bir biçimde, Odoevski’nin örnek vererek alıntıda bulunduğu tarih Karamzin’inkiydi. Karamzin’in geçmişe bakışına ilişkin itibarını bir dizi taşlaşmış olgu olarak kabul ederek, “Rus Devlet Tarihi”ne yaslanan tarihî roman yazarlarının Karamzin’in yalın bir bütünlük varsaymaktansa, onunla bilfiil yüzleşerek bölünmüşlüğün ötesine geçmek olan gerçek görevinden daha da uzaklaştıkları ileri sürülebilir.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Tarih hakkındaki tartışmalara katılanlar arasında, Karamzin ile Polevoy’un en uç noktalarda temsil ettiği, bütün görüş farklılıklarının neredeyse tamamının tarihin akla uygunluğuna eşit derece inanmış olduklarını bir kez daha belirtmek önemlidir. Tarihçiler alçakgönüllükle, kavranabilir gerçekliğin aktarıcısı görevi görmelidirler. Elbette ki, Karamzin ve Polevoy için tarihçinin tarafsızlığı, kendi görüşlerini dayatmamaya razı olması hayati bir öneme sahipti. Ancak bu tavrı çeşitli biçimlerde tanımlamaları, tarihin herhangi bir şekilde kurgusal olarak kullanımına ilişkin zorlukları akla getirmeye başlamaktadır. Bu anlamda Karamzin’in durumu en azından görünüşte açık sözlüdür, çünkü sadece önceden değer biçilmiş belgeleri düzenlediğini ileri sürmektedir. Polevoy’a göre bu aldatıcı ve yersizdir. Tarihçi, işini iyi yapmak için geçmişe bakışın düzmeye ayrıcalığına karşı koyarak tasvir ettiği dönemin içine dalmalıdır. Tarihçi ancak kendisini kendi zamanının ön yargılarında tecrit ederek ve geçmişteki gerçeklik ile doğrudan yüzleşerek muğlak görünür olaylar silsilesini daha büyük bir görünmez örüntüye sığdırabilir. Bu iki yazarın tarihe ilişkin vizyonlarının çeşitliliği, aynı zamanda tarihsel romanın kavramsal sınırlarını da belirlemektedir. Nesnel olarak var olan rasyonel düzene ilişkin mutabakat, bu yeni türe, nihai anlaşılabilirliği konusunda özgüven vererek canlandırıcı etki yapmış ve böylece tarihsel romanlar bir süte için hızla çoğalmıştır. Ancak bu rasyonel düzenin, yazarın tarafsızlığını kaybetmeden en iyi nasıl açıklanabileceğine ilişkin anlaşmazlık, uygun anlatım yöntemine ilişkin çok büyük bir kafa karışıklığına neden olmuş ve kısa süre sonra bu tür yok olmuştur.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Karamzin’e yöneltilen eleştirilerin çoğunluğu politik eğilimiyle ilgilidir, “Rus Devlet Tarihi” adlı eserinde muhafazakâr ve otokratik olduğu söylenmiştir. Ancak benim yürüttüğüm tartışma ile ilintili nokta, bu eğilimin yazarın etkin sınıflandırmalarını izlemesi ve esasen Polevoy’un “Istoriya Russkağo naroda” (Rusların Tarihin adlı kabul görmeyen önemli eserinin Karamzin’in metodunu bir noktaya kadar uygulamasıydı. Polevoy önsözünde Karamzin’in ortaya koyduğu tarihin sadece kayıtlara dayandığı için gerçek kabul edilemeyeceğini, bu genellikle sessiz olan tarihin sadece prensler tarihi olduğunu, bu yüzden de Polevoy’un kendisinin eserine yeni bir başkalık vererek bunu düzeltmeye çalıştığını söyler. Karamzin’in Tarihi böylece, resmî makamların hoşgörüsünü talep etmeye yönelik safça bir girişimin ötesinde bir şey olarak gösterilmekte ve aynı zamanda da, sadece geçmişte meydana gelmiş olmalarından dolayı, doğrudan doğruya anlamlı hale geldiklerine ilişkin bir inanç olan tarihi olayların belgelere aktarılarak kolaylıkla kalıcı hale getirilebilecek, yaradılıştan gelen bir düzene sahip olduklarına ilişkin epistemolojik varsayımı ortaya koymaktadır. Polevoy’un başka bir denemesinde ileri sürdüğü üzere, Karamzin bir olayı kayıt altına alarak görevini yerine getirdiğini düşünmektedir: Önemli bir olayın yağmurdan sonra ortaya çıkan mantarlar gibi birden yeşermediğini, söz konusu olayın arkasındaki nedenlerin derinlerde gizli olduğunu bilmemektedir.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Tarihî düzenin böylesine mantıklı bir şekilde irdelenmesi, aslında 1830’lardaki Karamzin’in “Istoriya gosudarstva Rossiyskogo” (Rus Devlet Tarihi) üzerine yoğunlaşan derin tartışmayı ateşlemeye yaradı. Çoğunluğu bilinmeyen Rus tarihini çağdaş bilinç düzeyine çıkartmak, Karamzin’in amacı ve sonrasında da başarılısı sayılabilir. Bu nedenle çok takdir görmüştü; ancak özel bazı tanımlamaları da acımasızca eleştirilmişti. Önsözünde, Karamzin’in tarih yazımını iki türe ayırmıştı. İlki, yazarım “çağdaş” diye adlandırdığı, geçmiş olayların hayali olarak kurgulanması, geçmişin “zahiri bir şahit” ile yeniden canlandırılması olan tarihtir. Karamzin, bu yaklaşımın parlak ve yaratıcı olabileceğini düşünüyordu, ancak bu etiketler tarihçiyi küçük düşürmekten öteye geçmiyordu. İkinci tür ise, tarihsel kayıtlara ve diğer belgelere dayalı, daha mütevazı ancak daha güvenilir olan tarih tanımlamasıdır. Karamzin, çağdaşlar suskun kaldıkları zaman, tarihçilerin de suskun kalmaları gerektiğini söylemiştir.