Emirhan

Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Her ne kadar tüm edebi uygulamalar Zamanımızın Bir Kahramanı’nda kendine bir yer edinmiş olsa da, Lermontov nihayetinde kurallarla ahenksizlik sorununu çözme dürtüsüne karşı gelmiştir. Bu metodu yalnızca yetersizliklerini göstermek için uygulamıştı. Aslında, esas amacı parçaları bütüne dönüştürmek ve Peçorin’in birbiriyle ilintisiz varoluş öykülerini örnek bir hayata dönüştürmek olan kitaptaki yazarı figürü için bu doğruydu. Zamanımızın Bir Kahramanı, ısmarlama zeka çağrısı yapıyor olsa da, biz Peçorin’in deneyimlerini toparlayan, düzenleyen ve basan gezgin yazarın kabiliyetlerine itibar etme eğilimindeyiz; o görevi icabı her şeye kucak açan erdem sahibi biri olarak görünmektedir. Ancak Lermontov (belki dikkatsizlikten ama son derece dahiyane bir etkiyle) bu gezgin yazarın çarpıcı bir şekilde Peçorin’e benzemesini sağlamıştır. Bölümler arasındaki biçim farklılıklarını ayırt etmek imkansızdır, iki karakter de hem fiziksel hem de kişilik açısından benzerlik göstermekte ve “Maksim Maksimıç”ta karşı karşıya gelmektedir; bunun etkisi de gizemli biçimde kesişen ayna yansıması şeklindedir. Ve sonuç olarak, gezgin yazarın kendine güvenli anlatımları yalnızca Peçorin’in şaşırtıcılığı ve hüznünün kurnaz dönüşümü olarak karşımıza çıkmaktadır.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Zamanımızın Bir Kahramanı, bireysel algılama düzeyinde hayata, anlık deneyime çok değer verir, genelleştirişmiş herhangi bir anlam taslağı bu derin sorumluluk duygusundan doğmuş olmalıdır. Her ne kadar Lermontov’un seçtiği başlık fizyolojik eskizin hedef alıyor gibi görünse de, roman aslında bu dönemin bazı türlerinde yaygın olarak görülen bir soruna dikkat çekiyordu. (Lukacs’ı izleyerek) buna “arkitektonik” bir dürtü diyebiliriz, isteyerek mantığı dayatma manası, edebi eserin hissedilen ahenksizliğinin -ya form ya da içerikten kaynaklanan- bir şekilde kağıda dökülmesi olarak algılanabilir. Bilimsel otoritenin fizyolojik eskizin usullerini kabul etmesi, hikaye döngüsünde (hikayenin geçtiği yer ve hikayenin anlatım tonundaki farklı kısımları bir arada tutmak için gereken çerçeve) ve 1830’lara özgü, yazarın aniden anlatıya dahil olarak kendi üzerine aldığı estetik ve ontolojik durumu haklı çıkarma çabası içinde olduğu bu eserlerde karşılığını bulmaktadır.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Lermontov daha cesurdur. Peçorin’in Defterleri’nde geçen, “Kötülük doğuruyor bu. İlk acı, başkalarına acı çektirmenin hazzını öğretiyor bize,” sözleri bize fizyolojik eskizde alışık olmadığımız bir zeka belirtisine işarettir. Ancak Lermontov, Peçorin’in fizyolojik eskizde yazarının davranışını taklit etme hakkı vermez. Bu özdeyiş gibi konuşma biçimi, özel olayları açıklamak için duyulan arzuyu ifade etmektedir. Peçorin’in saf Prenses Meri’yi hesaplı ama doğalmış gibi baştan çıkarmasının, kötülüğün mekanik şekilde ifade edilmesi için döndürülen bir dolaptan çok daha fazlası olduğu aşikârdır. Bu ifadeleri ve tüm genellemeler karşısındaki tamahkârlığı, aslında açıklayıcı olmaktan çok dramatik bir anlam barındırır; gerçekten anlamlı olmayabilir ama Peçorin’in gelişigüzel hayatını düzene sokmak için bir anlam arayışı içinde olduğunun göstergesidir. Peçorin aslında bir “tip” değildir; sadece endişe içinde tip olmaya çalışan bir karakterdir.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Bir insanın çok özel bir yeteneği (yüzünün çiçekbozuğu olması gibi) ile çok geniş bir kitleyi kapsayacak bir niteliği (oyuz beş ila kırk beş yaş arasında olması gibi) arasındaki gidip gelmeler, bu yazım türünün mantığını özetlemektedir. Bu durum da, Lermontov’un Zamanımızın Bir Kahramanı’ndaki önceden açıklamış olduğu niyetlerini doğrulamaktadır. Ancak, son kertede Lermontov’un başarısını fizyolojik eskiz türüne bağlamak son derece hatalı olur; zira bu tür, Rusya’da ancak 1840’ların ortalarında tam olarak geçerlilik kazanmıştır. Daha da önemlisi, Zamanımızın Bir Kahramanı, fizyolojik eskizin ruhuna tamamen yabancıdır, kurallar açısından olmasa bile, bu türün ismindeki bilimperest ruha yabancıdır. Fizyolojik eskizin odağı her ne kadar dengesiz olsa da, çizilen karakter - yani “tip” - hiç dengesizlik hissetmemektedir. Yazarın deney sahasında bir nesne olmaktan öteye gitmemektedir, kendisi genel ile özeli birleştirecek bir çaba göstermemektedir. Bunun edebi ifadedeki etkisi, sorunla karşı karşıya gelmekten çok maharetle yaklaşmaktır, çünkü bireysel deneyimin bocalaması yerine bize birey tamamlanmamış olduğu fikri sunulmaktadır.
Her şeyden kuşku etmeyi seviyorum ben: Aklın bu durumu kişiliğin sağlamlığına engel değildir... Tersine, bana gelince, önümde beni neyin beklediğini bilmezsem, her zaman daha bir cesaretle atılırım ileri. Öyle ya, ölümden kötü bir şey yoktur, ölümden de kaçamazsınız!
Sayfa 223 - İletişim Yayınları
Emirhan isimli okura yanıt verildi
Emirhan
Emirhan Bu, fizyolojik eskizin altını çizen varsayımların mükemmel bir ifadesidir, bir çeşit hayalî sentez ile inatçı dünyaya bir düzen vermeyi amaçlayan bir edebi tür gibi görünmektedir. Fizyolojik eskiz, özellikle Fransa’da çok rağbet edilen bir tür olmuştur, çünkü orada bu taslağın temelini oluşturan “karakter kavramı” tam anlamıyla ilgi odağı olmayı başarmıştır. Edebiyatta, Balzac’ın “İnsanlık Komedyası” eserinde yazdığı “Önsöz”de veya doğa bilimlerinde, süregelen her türün ideal bir prototipi olup olmadığı ve diğer tür üyelerinin de buna göre değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusundaki geniş çaplı tartışmada göze çarpmaktadır. Ancak fizyolojik eskiz Rusya’da da varlığını gösteriyordu ve Lermontov da bu tarzı denemekten geri durmamıştı. Bu çabasını “Kafkasya Tutsağı” başlıklı eserinde, ülkenin uzak köşelerinden çok etkilenip, hayatını orada geçirmeye karar veren Ruslardan bahsederken gözlemleyebiliriz. Giriş bölümünden bir paragrafta şöyle ifadelere yer verilmektedir: Kafkaslar, yarı Rus yarı Asyalıdır. Adaylıların özelliklerine sahip olsalar da, yabancı ortamlarda çekingen davranmaları Ruslara özgü bir davranıştır. Çoğunlukla otuz beş ila kırık beş yaş arasındadırlar, tenleri bronz, yüzleri genellikle çiçekbozuğudur. Eğer yüzbaşı değillerse, büyük olasılıkla binbaşılardır.