“Biz her nasılsa özel bir eğitim gördük. Bunun sayesinde birtakim haklara sahip olduk, büyük makamlara ve memuriyetlere geçtik. Fakat ondan sonra ne yaptık? Ne yapacağız? Uyuduk: Evet, sadece uyuduk! Eğitim ve öğretim gören insanlarin her biri, örneğin doktor, hâkim, subay, mühendis, hâkim, subay, avukat, memur, öğretmen, halkı için ışık saçan birer fener olmalıydı. Her bir fener de, ister dar bir sokağa, ister bir meydanlığa ya da kasabanin dışına konulmuş olsun, mutlaka bulunduğu yeri aydınlatmalıydı. Böyle olmalıydı ama olmadı…”